2025 yılında Türk çelik ihracatı küresel piyasalardaki tüm zorluklara rağmen ihracat performansını artırmayı başardığını dile getiren Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, sektörün 2025 ihracat performansını ve 2026 hedef ve öngörülerini Demir Çelik Store ile paylaştı. Türkiye’nin çelik ihracatının 2025 yılını miktar bazında yaklaşık yüzde 20 artışla 21 milyon tonun üzerinde ve değer bazında ise yüzde 3,3 artış ile 16.5 milyar dolar seviyelerine ulaştığını belirten ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, “2026 yılında globaldeki daralmanın devam edeceğini öngörerek, yeni yıl çalışmalarımızı bu doğrultuda planlıyoruz. Dünya piyasalarında toparlanma öngörüyoruz. Tüm bu gidişat ışığında 2026 yılında büyümeden ziyade mevcut seviyeleri korumaya odaklanmayı hedefliyoruz” dedi.
2025 yılında çelik ihracatının miktar ve değer bazında performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
2025 çelik ihracatı 16.5 milyar dolar
2025 yılında Türk çelik ihracatı küresel piyasalardaki tüm zorluklara rağmen ihracat performansını artırmayı başardı. Avrupa Birliği başta olmak üzere, çelik piyasalarında yaşanan talep daralması ile Çin, Hindistan başta olmak üzere Asya ülkelerinden kaynaklanan yoğun çelik ihracatına rağmen, Türkiye’nin çelik ihracatının 2025 yılını miktar bazında yaklaşık yüzde 20 artışla 21 milyon tonun üzerinde ve değer bazında ise yüzde 3,3 artış ile 16,5 milyar dolar seviyelerine ulaşarak tamamlayacağını öngörüyoruz.
İhracatta en yüksek artış sırası ile Fas, Belçika, Romanya, İspanya ve Libya’da kaydedildi
En başarılı ve en zayıf ihracat pazarları hangileri oldu?
2025 yılı verileri, Türk çelik ihracatında miktar bazında en yüksek artışın sırası ile Fas, Belçika, Romanya, İspanya ve Libya’da kaydedildiğini ortaya koydu. Bu sonuçlar, sektörün küresel pazarlarda büyüme ve çeşitlenme stratejisinin somut çıktılar verdiğini gösteriyor.
Çelik İhracatçıları Birliği, son yıllarda, global pazarlardaki görünürlüğü artırmak ve yeni pazarlara açılmak için kapsamlı bir dönüşüm süreci yürüttü. Pazar çeşitlendirme stratejileri kapsamında sektörel ticaret heyetleri organize edildi; 2023 yılında Belçika ve İspanya’ya, 2025 yılında ise Fas, Romanya’ya sektörel ticaret heyetleri düzenledi.
Bu organizasyonlar sayesinde Türk çeliği, hedef pazarlarda güçlü bir etki yaratırken, ticari ilişkiler daha da güçlendi. Özellikle Fas ve Romanya’ya düzenlenen heyetler sonrasında Türk çeliğinin bu pazarlardaki etkinliği artırıldı.
İhracatta en fazla azalışın kaydedildiği ülkeler Kanada, Cezayir, Mısır, Irak, Kolombiya oldu
2025 yılında ihracatta en fazla azalışın kaydedildiği ülkeler Kanada, Cezayir, Mısır, Irak, Kolombiya oldu. Bu pazarlardaki Türk çeliğine karşı başlatılan haksız korunma önlemleri maalesef ihracat rakamlarına yansıdı.
Kota, anti-damping ve diğer ticaret önlemleri ihracatı ne ölçüde etkiledi?
2025 yılında kota ve anti-damping uygulamaları, özellikle AB ve ABD pazarlarında ihracatın miktar bazında artışını sınırlayan en önemli faktör olarak öne çıktı. Kota uygulamaları, Türk çeliğinin rekabet gücünü fiyat dışı unsurlarla sınırlandırırken; anti-damping soruşturmaları ise ihracatçı firmalar üzerinde belirsizlik ve ilave maliyet baskısı yarattı. Buna karşın sektör, yılların ihracat deneyimi ile pazar çeşitlendirmesi sayesinde bu etkiyi kısmen dengelemeyi başardı.
CBAM’a uyum sağlamak amacıyla yeşil dönüşüm çalışmalarını sürüyor
CBAM ve yeşil dönüşüm süreci ihracatçı firmalar için bir engel mi, fırsat mı oldu?
Türk çelik sektörü, 2026 yılında yürürlüğe girecek olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (CBAM) uyum sağlamak amacıyla yeşil dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’de çelik üretiminin büyük ölçüde düşük karbon salınımı sağlayan elektrikli ark ocakları teknolojisi ile yapılması, sektöre küresel ölçekte önemli bir avantaj sunuyor. Ancak elektrik tüketiminden kaynaklanan karbon emisyonlarının (kapsam 2) hesaplamalara dahil edilmesi durumu, Türkiye’nin toplam emisyonunu yükseltecektir. Ülkemizde kullanılan elektriğin ortalama karbon yoğunluğu AB ortalamasının üzerindedir. Bu durum, üreticileri yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya ve yeşil enerji yatırımlarına hızlandırmaya yöneltmektedir.
Sektörde birim enerji tüketimini azaltmaya yönelik kapsamlı adımlar atılıyor
Enerji yoğun bir sektör olmamıza rağmen Türk çelik üreticileri, verimlilik odaklı uzun süredir çalışmalar yürütüyor. Birim enerji tüketimini azaltmaya yönelik kapsamlı adımlar atılıyor. Firmalarımızın önemli bir kısmı, mevcut üretim teknolojileriyle AB çevre standartlarının üzerinde bir performans sergiliyor.
2025 yılı yeşil dönüşümün hız kazandığı bir dönüşüm yılı olurken, karbon ölçümü, raporlama ve doğrulama altyapılarının yaygınlaştırılması kritik bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. AB’ye ihracat yapan çelik firmalarımızın maliyetlerinde önemli artışlar yaşamaması ve rekabet gücünü yitirmemesi için yeşil dönüşüm adımlarını iyi planlayıp iyi yönetmemiz gerekiyor.
2026 Yılı Hedef ve Öngörüleri
Dünya piyasalarında toparlanma öngörüyoruz
2026 yılı için çelik ihracatında miktar, değer ve pazar çeşitliliği hedefleriniz nelerdir?
2026 yılında da globaldeki daralmanın devam edeceğini öngörerek, yeni yıl çalışmalarımızı bu doğrultuda planlıyoruz. Çin başta olmak üzere Uzak Doğu menşeli düşük fiyatlı ürünler piyasada ciddi bir baskı yaratmaya devam ediyor. Önümüzdeki yıl için ihracat beklentimiz, aslında bu yılki seviyelerle benzer. Dünya piyasalarında toparlanma öngörüyoruz. Tüm bu gidişat ışığında 2026 yılında büyümeden ziyade mevcut seviyeleri korumaya odaklanmayı hedefliyoruz.
Uzun yıllara dayanan ihracat tecrübemiz ile daha yüksek kâr marjı sunan pazarlara odaklanacağız
2026’da öncelik verilmesi planlanan ihracat pazarları hangileridir?
Uzun yıllara dayanan ihracat tecrübemizin kazandırdığı esnek pazar kabiliyeti sayesinde daralan veya fiyat rekabetinde zorlanılan ülkeler yerine daha yüksek kâr marjı sunan pazarlara odaklanacağız.
2026 yılında da sektörümüze ve Türkiye ekonomisine sürdürülebilir katkı sağlamak amacıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz.
