---
title: "Avrupa Çeliğinin Karbon Faturası 5 Yılda İki Katına Çıkabilir"
type: "article"
canonical: "https://demircelikstore.com/haber/avrupa-celiginin-karbon-faturasi-5-yilda-iki-katina-cikabilir"
site: "Demir Çelik Store"
lang: "tr"
published_at: "2026-10-12T06:40:33+00:00"
updated_at: "2026-10-12T06:40:33+00:00"
word_count: 801
reading_time_minutes: 5
image: "https://demircelikstore.com/img/y5S66rzM5xxsnYLBPdFc_v0Hd_w7lTogRgOZaAJaeso/pr:c16x9_1200/dXBsb2Fkcy81MjE4LzM2OGMxZTc1NjIyNThkMjQuanBn.jpeg/avrupa-celiginin-karbon-faturasi-5-yilda-iki-katina-cikabilir.jpeg"
---

# Avrupa Çeliğinin Karbon Faturası 5 Yılda İki Katına Çıkabilir

> Avrupa çelik sektörünün yıllık karbon maliyetinin, AB Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) planlanan revizyonu kapsamında 2026’daki yaklaşık 3,4 milyar avrodan 2031’de 8,2 milyar avroya yükselmesi bekleniyor.

EUROFER, karbon maliyetlerindeki hızlı artışın Avrupa’daki çelik üretiminin rekabetçiliğini ve devam eden yeşil dönüşüm yatırımlarını tehdit edebileceği uyarısında bulundu.

Avrupa çelik sektörünün karşı karşıya olduğu karbon maliyetlerinin önümüzdeki beş yılda önemli ölçüde artması bekleniyor. Avrupa Çelik Birliği (EUROFER) tarafından yayımlanan yeni ETS pozisyon belgesine göre, sektörün yıllık karbon maliyeti 2026’da yaklaşık 3,4 milyar avrodan 2031’de 8,2 milyar avroya çıkabilir. EUROFER, söz konusu artışın Avrupa’daki çelik üreticilerinin rekabet gücü üzerinde önemli baskı oluşturabileceğini belirterek, Emisyon Ticaret Sistemi ile Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) arasındaki geçişin daha kademeli ve dengeli şekilde gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu.

**Konvansiyonel çeliğin karbon maliyeti 200 avroyu aşabilir**

EUROFER’in değerlendirmesine göre, bugün yaklaşık 100 avro/ton seviyesinde bulunan konvansiyonel yüksek fırın çeliğinin karbon maliyeti 2030’a kadar yaklaşık iki katına çıkabilir. Kuruluş, 2031’den itibaren maliyetin ton başına 200 avronun üzerine çıkabileceğini ve bu seviyenin geleneksel üretim yöntemlerini ekonomik açıdan sürdürülemez hale getirebileceğini savunuyor.

AB ETS kapsamında Avrupa’daki çelik üreticileri emisyonları için karbon maliyeti öderken, kıyaslama değerlerine dayalı ücretsiz tahsisatlar sayesinde bu yükün bir bölümünden korunuyor.

Ancak CBAM’ın devreye girmesiyle birlikte ücretsiz tahsisatların aşamalı olarak geri çekilmesi planlanıyor. EUROFER, iki sistem arasındaki geçişin daha yumuşak yürütülmesi gerektiğini belirterek karbon fiyatlandırması, karbon kaçağına karşı koruma ve yeni yatırımlar için ekonomik koşulların aynı anda gözetilmesi gerektiğini vurguladı.

**Yeşil yatırımlar sürerken yeni projeler duruyor**

Avrupa çelik sektörü, yüksek karbon maliyetlerine rağmen üretimin karbonsuzlaştırılması için büyük ölçekli yatırımlar gerçekleştiriyor. EUROFER, Avrupa genelinde yaklaşık 35 milyon ton düşük karbonlu çelik kapasitesine yönelik yatırım kararlarının alındığını bildirdi. Bununla birlikte, toplamda 10 milyon tonun üzerinde çelik kapasitesini ilgilendiren projelerin, ekonomik fizibilitenin zayıflaması nedeniyle beklemeye alındığı belirtildi. EUROFER Genel Müdürü Axel Eggert, sektörün Avrupa’nın 2050 iklim nötr hedefi doğrultusunda dönüşüm için milyarlarca avroluk yatırım yaptığını belirterek, mevcut ETS yapısının dönüşüm yatırımlarını desteklemesi gerektiğini söyledi. Eggert, karbon kaçağına karşı korumanın çok hızlı kaldırılmasının, Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu karbonsuzlaşma yatırımlarını sekteye uğratabileceği görüşünü dile getirdi.

**İhracatta karbon kaçağı riski gündemde**

EUROFER’in dikkat çektiği bir diğer konu ise Avrupa çelik üreticilerinin küresel pazarlardaki ihracat rekabeti. AB dışındaki üreticilerin karbon maliyetiyle esas olarak ürünlerini Avrupa pazarına sattıkları zaman karşı karşıya kaldığını belirten kuruluş, Avrupa’daki üreticilerin ise ürünün hangi pazara satıldığından bağımsız olarak karbon maliyetine katlandığını ifade ediyor.

Bu durumun özellikle Avrupa’dan yapılan çelik ihracatında rekabet dezavantajı oluşturabileceği belirtilirken, AB’nin çelik ihracatını ve çelik yoğun sektörleri küresel pazarlardaki karbon kaçağı riskine karşı koruyacak kalıcı ve yapısal bir mekanizmaya henüz sahip olmadığı vurgulanıyor.

**Geçiş sürecinde daha dengeli model çağrısı**

EUROFER, CBAM ile ETS arasında kurulacak yeni yapının Avrupa çelik sektörünün dönüşümünü hızlandırması gerektiğini, ancak karbon maliyetlerinin aşamalı şekilde artırılması gerektiğini savunuyor.

Kuruluşun önerisi, Avrupa’da karbon maliyetlerinin yükseltilmesiyle eş zamanlı olarak üreticilerin uluslararası rekabet gücünün korunması ve düşük karbonlu üretime yönelik yatırımların ekonomik olarak sürdürülebilir hale getirilmesi yönünde. Avrupa çelik sektörünün mesajı, karbon maliyetlerinin artırılmasının tek başına yeşil dönüşümü garanti etmediği; üreticilerin yatırım yapabilmesi için dönüşüm sürecinin ekonomik koşullarının da korunması gerektiği noktasında yoğunlaşıyor.

EUROFER’e göre temel hedef, Avrupa’nın iklim nötr çelik üretimine geçişini hızlandırırken, dönüşümün finansmanını sağlayabilecek rekabetçi bir sanayi yapısının korunması. Bu çerçevede ETS ve CBAM uygulamalarının önümüzdeki beş yıl içinde nasıl şekilleneceği, Avrupa çelik sektörünün yatırım kararları ve küresel rekabet gücü açısından belirleyici olacak.

**EUROFER’den ücretsiz tahsisatta daha yavaş geçiş önerisi**

EUROFER, karbon fiyatlandırması ile karbon kaçağına karşı etkin korumanın birlikte yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Kuruluş, AB’nin mevcut takviminde kıyaslama değerlerine dayalı ücretsiz tahsisatların 2030’a kadar hızlı biçimde azaltılmasının, sanayinin karbonsuzlaşması için gerekli altyapı ve ekonomik koşulların gelişme hızının önüne geçebileceği uyarısında bulundu.

Bu nedenle EUROFER, ücretsiz tahsisatların önümüzdeki beş yıl içerisinde daha yavaş bir hızla azaltılmasını, gerekli yatırım, enerji ve altyapı koşullarının oluşmasının ardından ise daha hızlı şekilde kaldırılmasını öneriyor.

Kuruluş bu modelin, ETS ile CBAM arasındaki geçişi daha dengeli hale getirirken Avrupa çeliği, aşağı yönlü değer zincirleri ve ihracat açısından karbon kaçağına karşı korumayı sürdürmesini sağlayacağını belirtiyor.

**“Karbon fiyatlandırması tek başına dönüşümü sağlayamaz”**

EUROFER’e göre Avrupa çelik sektörünün düşük karbonlu üretime geçişi yalnızca karbon fiyatlandırmasıyla gerçekleştirilemez. Düşük karbonlu yatırımların ekonomik olarak sürdürülebilmesi için rekabetçi düşük karbonlu enerjiye erişim, etkin ticaret politikaları, karbon kaçağına karşı koruma, düşük karbonlu çelik için talep oluşturan öncü pazarlar, yeterli hurda erişimi ve uygun yatırım destekleri gerekiyor. Kuruluş, bu koşulların Avrupa’nın tüm bölgelerinde aynı anda oluşmasının beklenemeyeceğine de dikkat çekiyor. Bu nedenle dönüşüm sürecinin üye ülkeler, bölgeler ve sektörler arasında dayanışma temelinde yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor.

![](https://demircelikstore.com/img/2sPqTE7Ru_w6aNQx8Qa6k2ogSP7J3keGFZWJQNTmuE0/pr:w_1200/YXJ0aWNsZS80NTk5Ny8wMWZjNTA0MDZiYzc3ODZhLmpwZw.jpeg/01fc50406bc7786a.jpeg)

EUROFER Genel Müdürü Axel Eggert, “Dayanışma, dönüşümün ve ETS revizyonunun temel ilkelerinden biri olmalı. Avrupa, öncü şirketleri desteklerken altyapı ve yatırım koşullarının henüz yeterince oluşmadığı şirketleri ve bölgeleri geride bırakmayan bir ETS’ye ihtiyaç duyuyor. İklim nötr hedefini Avrupa genelinde sanayi açısından başarılı hale getirmenin yolu budur” değerlendirmesinde bulundu. EUROFER’in yaklaşımı, Avrupa’nın yeşil dönüşüm hedefleri ile sanayinin rekabet gücü arasında daha dengeli bir geçiş modeli kurulması gerektiğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde ETS’nin revizyonu kapsamında ücretsiz tahsisatların azaltılma takvimi, CBAM ile geçişin nasıl yönetileceği ve düşük karbonlu yatırımların hangi mekanizmalarla destekleneceği, Avrupa çelik sektörünün geleceği açısından belirleyici olacak.
