Avrupa Parlamentosu, AB'nin 2019'dan bu yana uyguladığı çelik korunma önlemini değiştirecek yeni ithalat tüzüğünü 19 Mayıs'ta 606 oyla kabul etti. Düzenleme, kota aşımı gümrük vergisini yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkarıyor ve yıllık tarife kotasının toplam hacmini yaklaşık yarıya indiriyor. Yeni tüzük 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe girecek.
Karar, AB'nin en büyük çelik tedarikçilerinden Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. Mevcut korunma önlemi 30 Haziran 2026'da, Dünya Ticaret Örgütü'nün belirlediği sekiz yıllık üst sınıra dayanarak süresini dolduruyordu. Avrupa Komisyonu yeni tüzüğü, bu sürenin tamamlanmasıyla oluşacak boşluğu kapatmak ve küresel aşırı kapasitenin Avrupa pazarı üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla hazırladı. Oylamada 16 ret ve 39 çekimser oy kullanıldı.
AB çelik sektörünün arka planı: 30 milyon ton kapasite kaybı
Komisyon, düzenleme için hazırladığı gerekçede sektörün son altı yıldaki tablosunu ayrıntılı biçimde aktarıyor. Birlik genelindeki çelik üretim kapasitesi 2018'den bu yana 30 milyon tonun üzerinde azaldı. Kapasite kullanım oranı 2024'te yüzde 67 ile tarihi düşük seviyesine geriledi. Aynı dönemde sektörde 30 binin üzerinde iş kaybı yaşandı; 2024'te birkaç bin işten çıkarma daha duyuruldu. AB çelik sanayisi 2024 yılını zararla kapattı.
Komisyon, küresel aşırı kapasitenin mevcut 602 milyon ton seviyesinden 2027'de 721 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Bu hacim, AB iç talebinin yaklaşık altı katına denk geliyor. Yetkililer, Çelik Kapasite Fazlası Küresel Forumu'nun (GFSEC) 10 Ekim 2025'teki bakanlar toplantısında ortak bir eylem çerçevesi üzerinde uzlaşıldığını hatırlatıyor; ancak Brüksel, mevcut tempoda kalıcı bir çözümün uzak olduğu kanısında.
Yıllık 18,3 milyon ton kota 28 ürün kategorisine bölündü
Düzenleme, AB pazarına çelik ithalatı için yıllık 18 milyon 345 bin 922 tonluk bir kota açıyor. Rakam, 2013 referans yılındaki yüzde 13'lük ithalat payı, AB'nin 2024 tüketim verilerine uygulanarak hesaplandı. 2013 yılı, Komisyona göre küresel aşırı kapasitenin etkisinin henüz görülmediği son yıl olarak referans kabul edildi. Kota 28 ürün kategorisine bölündü; dağılımda 2022-2024 dönemindeki ithalat payları esas alındı. Hesaplamada Belarus ve Rusya Federasyonu kaynaklı ithalat hariç tutuldu.
Kotalar üç aylık dönemler hâlinde yönetilecek. Yalnızca ilk uygulama yılında, bir çeyrekte kullanılmayan kota hacmi bir sonraki çeyreğe otomatik olarak aktarılabilecek. Sonraki yıllarda Komisyon, bu aktarımın yapılıp yapılmayacağına ürün kategorisi bazında karar verecek. Bir kategoride yıllık ortalama kullanım yüzde 80'in üzerine çıktığında aktarımın yapılması bekleniyor. Karar verilirken çeyreklere yığılan ithalat baskısı ve yerli kullanıcıların arz güvenliği de gözetilecek.
Türkiye için en hassas kategoriler: yassı, filmaşin, inşaat demiri
Tüzüğün Annex II bölümünde yer alan kota dağılımı, Türkiye'nin AB pazarındaki ihracat profiliyle birebir örtüşüyor. Sıcak haddelenmiş yassı sac ve şeritler (kategori 1A) 5 milyon 198 bin 712 tonluk hacimle kotanın en büyük bölümünü oluşturuyor. Filmaşine (kategori 16) 1 milyon 569 bin 532 ton, metalik kaplanmış yassı saca (4A) 1 milyon 620 bin 686 ton tahsisat ayrıldı. İnşaat demiri (kategori 13) için açılan kota 844 bin 526 ton; çubuk ve hafif profillerde (kategori 12) 881 bin 735 ton.
Soğuk haddelenmiş yassı (kategori 2) için 1 milyon 544 bin 759 ton, kuvarto plakalar (kategori 7) için 1 milyon 196 bin 903 ton tahsisat öngörülüyor. Boru ve içi boş profil kategorilerinde 499 bin 493 tondan başlayan, ürün bazında değişen kotalar belirlendi. Türk üreticilerin başlıca ihracat kalemlerinin paylarının ülkeler arasında nasıl bölüştürüleceği, Komisyonun ülke tahsisi uygulama tüzüğü yayımlandığında belirginleşecek.
"Eritildiği ve döküldüğü ülke" kuralı izlenebilirliği zorunlu kılıyor
Düzenlemenin getirdiği en somut yapısal değişiklik, çeliğin gerçek menşeini izlemeye yönelik "melt and pour" kuralı. İthalatçılar, 1 Ekim 2026 itibarıyla mill test sertifikası gibi belgelerle çeliğin sıvı halde üretildiği ve ilk katı forma döküldüğü ülkeyi kanıtlamak zorunda kalacak. Komisyon, 1 Ekim 2027'den itibaren bu bilgileri ülke bazında kota dağılımında dikkate alabilecek; iki yıl içinde de "melt and pour" ölçütünün kota tahsisinin temeli olarak benimsenip benimsenmeyeceğini ayrıca değerlendirecek.
İzlenebilirlik şartı, üçüncü ülkelerde işlenerek AB'ye giren çeliğin asıl üretim kaynağını ortaya çıkarmayı hedefliyor. Komisyon, ölçütün küresel aşırı kapasiteyle mücadelede yeni bir araç hâline gelmesini bekliyor. Tüzük, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik orantısız idari yük oluşmaması için Komisyona uygulama esaslarını belirlerken sektörle istişare yükümlülüğü getiriyor.
Komisyon kota hacmini 14,4 ile 22,2 milyon ton arasında değiştirebilecek
Mevzuat, Komisyona yıllık toplam kota hacmini 14 milyon 400 bin ile 22 milyon 200 bin ton bandında değiştirme yetkisi tanıyor. Üst sınır, 2013-2024 döneminde rekor tüketimin gerçekleştiği 2018 yılı esas alınarak belirlendi. Komisyon, hacim ayarlaması yaparken talep eğilimi, ithalat pazar paylarındaki değişimler, çelik sektörünün karbonsuzlaşma yolu, üçüncü ülke ticaret tedbirlerinin etkisi, yerel arz yetersizliği, AB ortak güvenlik ve savunma politikası ihtiyaçları ile belirli kotalarda yer sıkışıklığı yaşanıp yaşanmadığını gözetecek.
Komisyon ayrıca üç yılda bir tüzüğün etkinliğini gözden geçirecek; ilk değerlendirme, mevzuatın yürürlüğe girmesinden üç yıl sonra tamamlanacak. Uygulamaya ilişkin iki yıllık raporların ilki 30 Haziran 2028'de Avrupa Parlamentosu ve Konseyi'ne sunulacak. Ekonomik aktörler için bilgi talebi yöneltebilecekleri çevrimiçi temas noktası da Komisyon tarafından açılacak.
Serbest ticaret ortakları kapsamda, üç ülke muaf
Tüzük, AB'nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkeleri de kapsam içine alıyor; İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç dışında tüm tedarikçiler yüzde 50'lik kota aşımı vergisine tabi olacak. Komisyon, ülke bazında kota dağılımında serbest ticaret ortaklarına diğer DTÖ üyelerinden daha geniş paylar vermeyi planlıyor. Aday ülkelerin, özellikle olağanüstü güvenlik koşullarına maruz Ukrayna'nın durumu da dikkate alınacak; ancak ülke tahsislerinin önlemin etkinliğini zayıflatmaması esas alındı.
Mevzuat, AB'nin serbest ticaret anlaşmalı ortakları için "ikili güvenlik önlemi" kapısını da açık tutuyor. Komisyon, gerektiğinde bu ülkelerden gelen çelik ithalatına ayrı tarife kotaları ve önlemler uygulayabilecek. İkili güvenlik kotaları açıldığında, genel ülke tahsisatından eşdeğer miktar düşülecek. Türkiye, AB ile gümrük birliği ortağı olarak özel bir konumda; ancak hangi ürün kategorisinde ne ölçüde pay alacağı henüz açıklanmadı.
Ülke bazında tahsisler, Komisyonun ikinci aşamada çıkaracağı uygulama tüzüklerine bırakıldı. AB heyetinin Cenevre'de "yirmiden fazla ticaret ortağıyla" GATT Madde XXVIII müzakerelerini sürdürdüğü, raportör Karin Karlsbro tarafından parlamentoda doğrulandı. Müzakereler, AB'nin baz tarife oranını yüzde 50'ye çıkarmasına ortakların onay vermesini sağlamak için yürütülüyor.
Rus slab istisnası Eylül 2028'e kadar sürüyor
Düzenlemeyle birlikte AB Komisyonu, Konseyi ve Parlamentosu ortak bir bildirge yayımladı. Bildirgede, Rus çelik slablarına tanınan yaptırım istisnasının Eylül 2028 sonuna kadar süreceği teyit edildi. Yarı mamul ürünler — slab dâhil — yeni tüzüğün kapsamı dışında tutulduğu için, Rus slabları temmuzdaki düzenleme sonrasında da AB tek pazarına erişimini koruyacak. Karlsbro, parlamento oylamasının arifesindeki konuşmasında Rus arzının engellenmesini "aşırı kapasiteyle mücadelede en kolay adım" olarak tanımlamıştı; ancak mevcut takvim değişmedi.
Ürün kapsamı genişleyebilir, downstream incelemesi 2027'de
Komisyon, ürün kapsamını da gözden geçirecek. 31 Aralık 2026'ya kadar dökme demir borular, alaşımsız ve paslanmaz tel ile dövme çubuklar gibi ek kategorilerin kapsama alınıp alınmayacağı değerlendirilecek. Bu inceleme için sektör temsilcileri ve üye devletlerle istişare süreci 1 Temmuz 2026 itibarıyla başlatılacak. 30 Haziran 2027'ye kadar ise çeliği yoğun şekilde içeren alt sanayi ürünlerinin kapsama girip girmeyeceğine bakılacak. Türk üreticiler için bu, beyaz eşya ve otomotiv yan sanayi gibi katma değerli ürün hatlarının da ileride aynı vergi rejimiyle karşılaşabileceği anlamına geliyor.
Sonraki ürün kapsamı incelemeleri iki yılda bir yapılacak. Pazarda ciddi bir bozulma ya da küresel ticaret akışında ani değişim olması hâlinde Komisyon erken bir değerlendirme başlatabilecek.
Türk ihracatçısı için belirsizlik henüz dağılmadı
Tüzüğün resmen kabul edilmesi, Avrupalı çelik ithalatçılarına şimdiye kadar bilinenler dışında fazla bir netlik sağlamıyor. Ülke bazında kota dağılımı henüz duyurulmadığı için Türk ihracatçılar AB pazarına yönelik maliyet hesaplarını net biçimde yapamıyor. Bazı Avrupalı distribütörler ithalattan çekilmiş, bir kısmı ise alımı DDP koşullarına çevirerek riski tüccarlara devretmiş durumda; bu eğilimin arkasında 2026'nın diğer büyük düzenlemesi Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) da bulunuyor.
İlk uygulama yılı, hem AB pazar koşullarını hem de Türk çelik ihracatçılarının yeni tüzüğe uyum kabiliyetini test edecek. Cenevre'deki Madde XXVIII müzakerelerinin seyri ve Komisyonun ülke bazında kota dağılımına ilişkin uygulama tüzüğü, Türkiye'nin AB pazarındaki konumunu belirleyecek iki ana gösterge olarak öne çıkıyor.
