CBAM, 2027’ye kadar onaylanmış değirmenleri tercih edecek
AB’deki alıcıların 2027’ye kadar güvenilir ve şeffaf karbon verisi sunan tedarikçilere öncelik vermesi bekleniyor.
Kısaca
- CBAM’ın kısa vadede fiyatlar üzerinde doğrudan etkisinin sınırlı kalacağı, orta vadede ise piyasalarda aksaklıklara yol açabileceği öngörülüyor.
- Yüksek enerji maliyetleri, jeopolitik riskler, düzenleyici baskılar ve zayıf ekonomik büyüme küresel çelik sektörünün görünümünü belirsizleştiriyor.
Avrupa Birliği’nin Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM) kapsamında, emisyon verileri doğrulanmış tesislerin önümüzdeki dönemde rekabet avantajı elde etmesi bekleniyor. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, alıcılar 2027 yılına kadar güvenilir ve şeffaf karbon verisi sunabilen tedarikçilere öncelik verecek.
Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, AB’deki alıcılar 2027 yılına kadar güvenilir ve şeffaf karbon verisi sunabilen tedarikçilere öncelik verecek. Buna karşın, özellikle Japonya ve Güney Kore’de sınırlı sayıda üreticinin bu gerekliliklere hazır olduğu belirtiliyor. Bu durum, söz konusu ülkelerdeki tedarikçilerin kısa vadede rekabet gücünü sınırlayabilir.
Ticaret politikaları, üreticiler açısından önemini korumaya devam ediyor. CBAM’ın kısa vadede fiyatlar üzerinde doğrudan bir etkisi beklenmezken, orta vadede piyasalarda aksaklıklara yol açabileceği öngörülüyor.
Küresel çelik sektörü genelinde ise görünüm belirsizliğini sürdürüyor. Nispeten istikrarlı talep ve fiyatlara rağmen, yüksek enerji maliyetleri, jeopolitik riskler ve artan düzenleyici baskılar sektör üzerinde baskı oluşturuyor. Artan hammadde fiyatlarına karşın, üreticilerin bu maliyetleri nihai müşterilere yansıtmakta zorlanması kâr marjlarını daraltıyor. Talep tarafında kırılganlık devam ederken, düşük ekonomik büyüme birçok bölgede toparlanmayı sınırlıyor.
Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler enerji piyasalarında dalgalanmaya neden olurken, belirsizliğin ne zaman sona ereceğine dair net bir öngörü bulunmuyor.
Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi
Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.
Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.
E-posta
-
E-posta kutunuzu açın
Onay e-postasının gelmesi birkaç dakika sürebilir.
-
Onay e-postasını bulun
Gelen kutusunda göremiyorsanız Spam / Gereksiz klasörüne de bakın.
-
E-postadaki onay bağlantısına tıklayın
Bu adımı tamamladığınızda aboneliğiniz başlayacak.
Zaten aboneyseniz yeniden onay vermeniz gerekmez. Bu form mevcut konu tercihlerinizi değiştirmez.
Lojistik alanında yaşanan sorunlar da maliyetleri yukarı çekiyor. Orta Doğu’daki liman yoğunluğu, sınırlı kamyon arzı ve artan bunker yakıt fiyatları navlun maliyetlerini yükselterek teslimat süreçlerini zorlaştırıyor.
Öte yandan, İran’da yaşanan üretim aksamalarının küresel yarı mamul arzını etkilediği ifade ediliyor. Yaklaşık 10 milyon tonluk kapasitenin zarar gördüğü ve toparlanmanın 6 ila 12 ay sürebileceği tahmin edilirken, bu durumun Çin’in yarı mamul ihracatını artırdığı değerlendiriliyor.
Hammadde tarafında ise yapısal kısıtlar sürüyor. Hurdaya bağımlı Avrupalı üreticilerin, yüksek enerji ihtiyacı nedeniyle HBI gibi alternatif girdilere geçişte esnekliğinin sınırlı olduğu, bu nedenle kısa vadede üretim yöntemlerinde önemli bir değişim beklenmediği belirtiliyor.