Çelik konferansı sektör ile finans dünyasını bir araya getirdi

Eurometal Çelik Günü & 11. YİSAD Yassı Çelik Konferansı, SteelOrbis iş birliğiyle İstanbul’da düzenlendi; toplantıda talep, maliyet ve SKDM baskısı ele alındı.

Kısaca

  • Eurometal Çelik Günü ve 11. YİSAD Yassı Çelik Konferansı, 24 Mart'ta İstanbul'da yaklaşık 400 katılımcıyla düzenlendi.
  • Konferansta yassı çelikte zayıf sipariş akışı, yükselen hammadde, enerji ve navlun maliyetleri ile şirketlerin daha temkinli yatırım kararları ele alındı.
  • Konuşmacılar, Avrupa'daki düzenlemelerin ve kota koşullarının ihracatı zorlaştırdığını; Türkiye'nin yakın pazarlara erişim ve üretim kabiliyetinin ise fırsat sağlayabileceğini değerlendirdi.

Yazı Boyutu 100%
WhatsApp X Facebook LinkedIn

SteelOrbis Genel Müdürü Murat Eryılmaz, konferansta yaptığı sunumda Türk çelik sektörünün 2026’ya zayıf taleple ve yükselen maliyetlerle girdiğini söyledi. Toplantıdan çıkan genel tablo da buna işaret etti: yassı çelikte sipariş akışı zayıf, maliyet kalemleri yeniden yukarı dönüyor, Avrupa pazarındaki düzenlemeler ihracat tarafını daraltıyor ve şirketler yatırım kararlarında daha temkinli davranıyor. Buna rağmen konuşmacılar, Türkiye’nin yakın pazarlara erişimi ve üretim kabiliyeti sayesinde yeni dönemde elini güçlendirebileceği görüşünü de dile getirdi.

Murat Eryılmaz: Fiyat artışı talep değil maliyet kaynaklı

Murat Eryılmaz sunumunda hem küresel üretim cephesine hem de Türkiye’deki üretim ve kapasite kullanımına odaklandı. Eryılmaz’a göre Çin’in daha sert üretim kesintileriyle başladığı 2026’da küresel üretim baskı altında kalırken, Türkiye’de de yılın ilk aylarında yavaşlama sinyalleri belirginleşti. Ocak ayında sıvı çelik üretimi 3,39 milyon ton olurken, bu görünümde SKDM’nin devreye girmesiyle ihracatta yaşanan sıkıntılar ve iç talepteki zayıflık etkili oldu.

Eryılmaz’ın öne çıkardığı ikinci başlık maliyetlerdi. Hammadde fiyatlarının yeniden yükseldiğini, enerji ve navlun giderlerinin martta sıcak rulo sac üretim maliyetlerini yukarı çektiğini anlatan Eryılmaz, piyasadaki fiyat artışlarının talep kaynaklı olmadığını, daha çok maliyet baskısından beslendiğini söyledi. Onun sunumu, sektörde satış tarafı zayıf kalırken üretim maliyetlerinin neden gevşemediğini somut verilerle ortaya koydu.

Metin Tayfun İşeri: Talep sorunu yatırım kararlarını da yavaşlatıyor

YİSAD Başkanı Metin Tayfun İşeri ise açılış konuşmasında yassı çelik sektörünün son birkaç yılda üst üste gelen sarsıntılarla ilerlediğini anlattı. Rusya-Ukrayna savaşı, Türkiye’de yaşanan depremler, Gazze ve Orta Doğu’daki gelişmelerin ticaret maliyetlerini artırdığını, korumacılığı güçlendirdiğini ve sektörün önünü görmesini zorlaştırdığını söyledi.

İşeri’ye göre sorun artık yalnızca fiyat ve finansman tarafında değil. Talep tarafındaki daralma belirginleşirken birçok şirket planladığı yatırımları yavaşlatmaya başladı. Kısa vadede kolay bir çıkış görünmediğini söyleyen İşeri, bu nedenle Eurometal-YİSAD buluşması gibi toplantıların sektör oyuncularını aynı masada tutması açısından değer taşıdığını ifade etti.

Hakan Aran: Türkiye için riskler kadar fırsat alanı da var

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, konferansa daha geniş bir ekonomik ve jeopolitik çerçeve taşıdı. Aran, 2008 krizi sonrasındaki parasal genişleme döneminin temel sorunları çözmediğini, pandemiyle birlikte tedarik zinciri bozulmaları, talep dengesizlikleri ve yanlış kapasite artışı kararlarının yeni kırılganlıklar yarattığını söyledi. Türkiye’de de bu sürecin son üç yılda yüksek enflasyon, kur artışı ve sıkı para politikalarıyla hissedildiğini belirtti.

Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi

Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.

Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.

Aran’ın mesajı yalnızca risklere odaklanmadı. Çin’in tek üretim merkezi olma konumunun tartışıldığı bir dönemde Türkiye ve Hindistan’ın öne çıkabileceğini söyleyen Aran, Suriye’nin yeniden inşası ve İran kaynaklı arz boşluğunun Türkiye için yeni bir alan açabileceğini dile getirdi. Buna karşılık enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi, AB’de büyümenin yavaşlaması ve kota daralmalarının sürmesi halinde şirketlerin nakit akışı ve borç servis kapasitesi üzerinde daha sert bir baskı oluşabileceği uyarısında da bulundu.

Tolga Yalgı: Rekabet artık şirketlerden çok ülkeler arasında yaşanıyor

Tatmetal CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Tolga Yalgı ise konuşmasında rekabetin eksen değiştirdiğini anlattı. Yalgı’ya göre yeni jeopolitik düzende serbest piyasanın ağırlığı azalırken devletlerin yön verdiği sanayi politikaları öne çıkıyor; bu nedenle yarış artık şirketler arasında değil, ülkelerin sanayi politikaları arasında yaşanıyor. ABD’nin yeniden sanayileşme hamlesi, Çin’in yüksek kapasiteyle yarattığı küresel arz baskısı ve AB’nin karbon düzenlemeleri bu yeni denklemin ana unsurları arasında yer alıyor.

Yalgı, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı, lojistik avantajı, Gümrük Birliği ilişkisi ve elektrik ark ocağı bazlı üretim kabiliyeti sayesinde elinde hâlâ güçlü kartlar bulunduğunu söyledi. Ancak 30 Haziran 2026 sonrasında AB tarafında kota tonajlarının azaltılması ve kota aşımında uygulanacak verginin artması halinde Türkiye’nin ihracatının doğrudan etkileneceğini de ekledi. Onun konuşması, sektörde rekabet gücünün artık fabrika içi verimlilik kadar ticaret rejimi ve kamu politikalarıyla belirlendiğini gösterdi.

İstanbul’daki konferansın bıraktığı genel izlenim şu oldu: Türk çelik sektörü aynı anda birkaç cephede baskı altında. Talep tarafı zayıf seyrederken maliyetler yeniden yükseliyor, Avrupa pazarında kurallar sertleşiyor ve yatırım kararları daha ihtiyatlı veriliyor. Yine de konuşmacılar, Türkiye’nin üretim altyapısı ve yakın pazarlardaki konumu sayesinde bu sıkışmayı yeni fırsat alanları açarak da yönetebileceği görüşünde birleşti.

Sıkça Sorulan Sorular

Eurometal Çelik Günü & 11. YİSAD Yassı Çelik Konferansı'nda hangi başlıklar ele alındı?
Avrupa pazarı, yassı çelik ticaretindeki yeni koşullar, SKDM/CBAM'ın etkileri, Türkiye'nin üretim konumu, maliyet baskısı ve yatırım kararlarındaki temkinlilik gün boyu tartışıldı.
Murat Eryılmaz, 2026'daki fiyat artışlarını nasıl açıkladı?
Eryılmaz, piyasadaki fiyat artışlarının talep kaynaklı olmadığını; hammadde, enerji ve navlun giderlerinin yükselmesinden beslenen maliyet baskısının fiyatları yukarı taşıdığını somut verilerle ortaya koydu.
Tatmetal CEO'su Tolga Yalgı'ya göre rekabet nasıl değişti?
Yalgı'ya göre yeni jeopolitik düzende rekabet artık şirketler arasında değil, devletlerin sanayi politikaları arasında yaşanıyor; serbest piyasanın ağırlığı azalırken ABD, Çin ve AB'nin politikaları belirleyici hale geliyor.
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran Türkiye için hangi fırsatlara dikkat çekti?
Aran, Çin'in tek üretim merkezi konumunun sorgulandığı bu dönemde Türkiye ve Hindistan'ın öne çıkabileceğini, Suriye'nin yeniden inşası ve İran kaynaklı arz boşluğunun yeni alan açabileceğini vurguladı.
30 Haziran 2026 sonrasında AB kotalarının Türk çelik ihracatına etkisi ne olacak?
Yalgı'nın öngörüsüne göre AB'nin kota tonajlarını azaltması ve kota aşımında verginin artırılması Türkiye'nin Avrupa'ya çelik ihracatını doğrudan olumsuz etkileyecek.