Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü He Yadong, Avrupa Birliği'nin 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe koymayı planladığı yeni çelik ithalat rejimini ticari korumacılık olarak nitelendirdi. He, 28 Mayıs'taki basın toplantısında AB'nin adımının Çin-AB çelik ticaretini bozacağını ve küresel tedarik zincirlerinde dalgalanma yaratacağını söyledi. Pekin, dosyanın Dünya Ticaret Örgütü (WTO) çerçevesinde müzakere edildiğini de açıkladı.
Tartışmanın merkezinde, AB'nin mevcut çelik safeguard önlemlerinin 30 Haziran 2026'da sona ermesinden sonra devreye almayı planladığı yeni tarife kotası sistemi var. Avrupa Birliği Konseyi'nin Nisan ayında duyurduğu geçici uzlaşıya göre yeni düzenleme, yıllık gümrüksüz çelik ithalat kotasını 18,3 milyon tona indirecek. Bu, 2024 safeguard kotasına göre yaklaşık yüzde 47'lik bir düşüş anlamına geliyor. Kota dışı ithalatta uygulanacak vergi oranı ise yüzde 50'ye çıkarılacak.
Çin, AB'nin çelik tarifesini korumacılık olarak görüyor
He Yadong'un mesajı iki eksende ilerliyor: Pekin bir yandan AB ile WTO zemini üzerinden müzakere yürüttüğünü söylüyor, diğer yandan Çinli şirket ve ürünlere ayrımcı muamele yapılırsa karşı önlem alacağını bildiriyor. Çin Ticaret Bakanlığı'na göre AB'nin yeni sistemi, Avrupa çelik sektörünün rekabetçiliğini korumaktan çok Çin-AB ticaretinde yeni sürtüşme yaratacak.
Bu çıkış, Brüksel'in Çin kaynaklı kapasite fazlasını artık yalnızca fiyat baskısı olarak değil, sanayi güvenliği ve stratejik özerklik başlığı altında ele aldığını gösteren daha geniş bir ticaret politikasının parçası. AB, elektrikli araçlardan batarya hammaddelerine ve çeliğe kadar birçok alanda Çin'le ticaret dengesini yeniden kurmaya çalışıyor. Çelik dosyası ise ağır sanayi, savunma, altyapı ve yeşil dönüşüm yatırımlarına doğrudan temas ettiği için ayrı bir ağırlık taşıyor.
AB'nin yeni sistemi kota, vergi ve menşe izini birlikte kullanacak
Avrupa Birliği Konseyi'nin duyurusunda yeni düzenleme, küresel kapasite fazlasının AB pazarına yönelmesini sınırlamayı amaçlayan uzun vadeli bir araç olarak tanımlanıyor. Mevcut safeguard rejimi 2018'den bu yana yürürlükteydi. Yeni sistem, aynı koruma hattını açık bırakırken kota hacmini daraltıyor ve kota dışı ithalatı daha pahalı hale getiriyor.
Planın bir diğer ayağı, çeliğin hangi ülkede eritilip döküldüğünü gösteren "melt and pour" bilgisi. AB, bu veriyi üçüncü ülkelere ayrılacak tarife kotasının belirlenmesinde dikkate almayı planlıyor. Bu, yalnızca son sevkiyat ülkesinin değil, çeliğin ilk üretildiği ülkenin de ticaret politikasında daha fazla izleneceği anlamına geliyor.
Konsey'e göre düzenleme, ilk uygulama yılında kullanılmayan kotaların aynı yıllık dönem içinde bir çeyrekten diğerine taşınmasına izin verecek. İkinci yıldan itibaren Avrupa Komisyonu bu esnekliği ürün gruplarına göre yeniden değerlendirecek. Borular, belirli tel ürünleri ve dövme çubuklar gibi ek ürünlerin kapsama alınıp alınmayacağı da yürürlükten sonraki ilk altı ay içinde incelenecek.
Türkiye için ana başlık AB pazarındaki kota rekabeti
Türkiye, Çin-AB geriliminin doğrudan tarafı değil; ancak AB çelik pazarındaki yeni kota ve menşe mimarisi Türk ihracatçıları yakından ilgilendiriyor. Çelik İhracatçıları Birliği verilerine göre Türkiye 2025'te 19,4 milyon ton çelik ihraç etti. Avrupa Birliği ülkeleri 7,9 milyon ton ve yüzde 40,7 payla Türkiye'nin en büyük pazarı oldu.
Bu nedenle AB'nin kota hacmini daraltması, Türk üreticiler için hem risk hem de yeni pazarlık alanı yaratıyor. Çin kaynaklı arz baskısının sınırlanması fiyat dengesi açısından Avrupa içi üreticiler ve geleneksel tedarikçiler için rahatlama sağlayabilir. Buna karşılık kota paylaşımı, ürün kapsamı ve menşe izleme kuralları daha sıkı hale geldikçe, AB'ye satış yapan firmaların belge yönetimi ve tedarik zinciri şeffaflığı daha fazla öne çıkacak.
Türkiye'nin 1996 tarihli Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu anlaşması çerçevesinde AB ile çelik ticaretinde özel bir zemini bulunuyor. ÇİB'in istatistik sayfasında da belirtildiği gibi bu anlaşma, demir ve çelik ürünlerinin AB ülkelerine gümrük vergisi olmadan ticaretine imkân sağlıyor. Yeni AB rejiminin uygulama detayları, bu özel ticaret zemininin kota yönetimi ve menşe izleme başlıklarıyla nasıl birlikte işleyeceği açısından izlenecek.
WTO süreci çelik ticaretinin yönünü belirleyecek
Brüksel, yeni düzenlemeyi WTO yükümlülükleriyle uyumlu tutmayı hedeflediğini savunuyor. Çin ise aynı dosyada WTO çerçevesinde müzakere yürütüldüğünü hatırlatarak, ayrımcı uygulama görmesi halinde karşı adım atacağını söylüyor. Bu ayrım, önümüzdeki haftalarda yalnızca Çin ve AB arasındaki diplomatik dili değil, üçüncü ülkelerin pazara erişim koşullarını da etkileyecek.
Çelik piyasasında korumacılık artık tek yönlü bir Avrupa meselesi değil. ABD'nin yüksek çelik tarifeleri, AB'nin yeni kota sistemi, Çin'in kapasite fazlası ve diğer bölgelerdeki ithalat önlemleri aynı anda fiyatları, sevkiyat rotalarını ve ürün karmasını değiştiriyor. Türkiye gibi AB'ye yüksek hacimli satış yapan üreticiler için 1 Temmuz sonrasında asıl sınav, kotadan ne kadar pay alınacağı kadar, ürünün menşe ve üretim geçmişinin ne kadar hızlı kanıtlanabildiği olacak.
