Elektrik zammının, sektörün rekabet gücünü daha da zayıflatmasından endişe duyuluyor
Elektrik fiyatlarına yapılması öngörülen 10 oranındaki yeni zam, demir-çelik sektörünün girdi maliyetlerini artırarak uluslararası rekabet gücünü zayıflatma riski taşıyor.
Kısaca
- Elektrik enerjisi, demir-çelik sektöründe hurdadan sonra en yüksek paya sahip girdi maliyeti olarak gösteriliyor; mevcut payın toplam maliyetler içinde 10 civarında olduğu belirtiliyor.
- Öngörülen 10 oranındaki zam, ton başına girdi maliyetlerini en az 6-7 $ artırabilir; sektörün dolar cinsinden enerji maliyetlerindeki toplam artışın 40’ın üzerine çıkabileceği aktarılıyor.
- Metin; sanayi tarifelerinde tüketim miktarını esas alan düzenleme, hafta sonu ve bayramlarda gece tarifesi ile fon, kesinti ve vergilere ilişkin değişiklikler öneriyor.
Elektrik enerjisi, demir-çelik girdi maliyetleri arasında, hurdadan sonra en yüksek paya sahip bulunuyor. Mevcut durum itibariyle, elektrik enerjisinin toplam maliyetler içerisindeki payı 10 civarında seyrediyor. Diğer sanayi sektörlerinden farklı olarak, 2006 yılının Eylül ayında, tarifelerde yapılan değişiklikle, demir-çelik sektörünün elektrik enerjisi girdi maliyetleri, esasen 20 civarında artış göstermiş bulunuyor. Dolayısıyla fiyatlara yapılacak 10 oranındaki yeni zamla birlikte, demir-çelik sektörümüzün elektrik enerjisi girdi maliyetleri, son bir yıl içerisinde kümülatif olarak, 30’un üzerinde artmış olacağı anlaşılıyor.
Hafta sonu ve bayram tatillerinde, gece tarifesine son verilmesi, elektrik enerjisi üzerinden tahsil edilen fon ve kesintiler ile, bu kesintilerin KDV matrahında esas alınması gibi uygulamalar, maliyetleri ciddi ölçüde arttırıyor. Elektrik enerjisi fiyatlarına yapılacak 10’luk zam, ton başına girdi maliyetlerinin, en az 6-7 $ civarında artması anlamına geliyor. Türk lirasının değer kazanması da dikkate alındığında, demir-çelik sektöründe $ cinsinden enerji girdi maliyetlerindeki toplam artış, 40’ın üzerine çıkıyor. Nihai ürün fiyatlarının düşüş eğilimi içerisinde olduğu ve bıçak sırtı marjlarla üretim faaliyetlerinin sürdürüldüğü bir ortamda, zamlar sektörün uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü olumsuz yönde etkiliyor. Her ne kadar, konutlara yönelik elektrik enerjisi fiyatlarına, sanayi kesimine kıyasla, 5 puan daha yüksek zam öngörülüyor ise de, bu fark, AB ülkelerindeki bireysel tüketici ile sanayiye uygulanan elektrik enerjisi fiyatları arasındaki farkı yakalamaya yetmiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın, 2007 yılının ilk çeyreğinde bazı ülkelerdeki konut ve sanayi elektrik enerjisi fiyatlarına yönelik olarak yayımladığı rakamlar da, Türkiye’de, konut ve sanayi enerji fiyatları arasındaki farkın, 11.9 ile İtalya haricindeki tüm ülkelerden daha düşük olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Konut ve sanayi enerji fiyatları arasındaki fark, Danimarka’da 326, Fransa’da 184, Almanya’da 153, Norveç’te 113, İspanya’da ise, 80 civarında bulunuyor.
Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı
Yüksek elektrik enerjisi fiyatlarının asgariye indirilmesi ve bu cümleden olarak,
• Elektrik enerjisi fiyatlarına zam yapılacak ise, diğer ülkelere kıyasla bireysel tüketiciler lehine olan fiyat durumu da göz önünde bulundurularak, sanayi kesimine yapılacak zammın asgari seviyede tutulması, • Tüketim miktarını esas alan AB ülkelerindeki sanayi tarife gruplarına benzer bir düzenlemeye gidilmesi,
Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi
Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.
Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.
E-posta
-
E-posta kutunuzu açın
Onay e-postasının gelmesi birkaç dakika sürebilir.
-
Onay e-postasını bulun
Gelen kutusunda göremiyorsanız Spam / Gereksiz klasörüne de bakın.
-
E-postadaki onay bağlantısına tıklayın
Bu adımı tamamladığınızda aboneliğiniz başlayacak.
Zaten aboneyseniz yeniden onay vermeniz gerekmez. Bu form mevcut konu tercihlerinizi değiştirmez.
• Sanayi kesimine, üretimin tüketimden az olduğu hafta sonları ve bayram tatillerinde, gece tarifesi uygulanması,
• Fon ve kesintilerin kaldırılması,
• Kesinti ve vergilerin KDV matrahı dışında tutulması,
sektörün uluslararası piyasadaki rekabet gücünün korunması açısından hayati önem taşıyor.