İhracatı korurken sektörümüzü de makul biçimde korumamız gerekiyor

Soybaş Demir Çelik Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Soybaş, Metal Expo’da Demir Çelik Store ve Demir Çelik TV’ye şirketin faaliyetlerini ve çelik piyasasındaki gelişmeleri anlattı.

İhracatı korurken sektörümüzü de  makul biçimde korumamız gerekiyor

Yazı Boyutu 100%
WhatsApp X Facebook LinkedIn

Soybaş, düşük kârlılık, ticaret engelleri ve karbon gündemini değerlendirirken Türkiye’nin ihracat kabiliyetinin korunması gerektiğini vurguladı.

Metal Expo sizin için nasıl geçiyor?

Metal Expo’ya başlangıcından bu yana her yıl katılıyoruz. Fuar bizim için güzel geçiyor. Hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki müşterilerimiz, tedarikçilerimiz ve iş ortaklarımızla buluşuyoruz. Aynı zamanda yeni firmalarla ve potansiyel müşterilerle tanışma imkânı buluyoruz.

Soybaş Demir Çelik’in faaliyetlerini ve şirketteki görevinizi anlatır mısınız?

Soybaş Demir Çelik’te genel müdür yardımcısıyım. Şirketimizi üçüncü nesil olarak yönetiyoruz. Yaklaşık 65 yıldır sektörde faaliyet gösteriyoruz. Çelik servis merkezi hizmetleri, çelik boru üretimi, iç ticaret ve dış ticaret yapıyoruz. Yassı ve uzun çelik ile boru ve profil ürünlerinin tedarikini sağlıyoruz.

Son yıllarda sektörün kârlılığını etkileyen koşullar neler oldu?

Demir çelik sektörü, diğer pek çok sektör gibi son iki üç yıldır yüksek kârlılıkla çalışmıyor. Önceki dönemde dünyadaki düşük faiz ve para bolluğuyla yüksek kârlılıklar görüldü. Ardından enflasyonla mücadele için faizlerin yükselmesi hem tüketimi hem yatırımları bir miktar azalttı.

Bunun etkisini sektörümüzde de yaşıyoruz. Ancak dünyada bu dönemin yavaş yavaş sonuna yaklaşıldığını düşünüyorum. Mevsimsel etkilerin yanında, son yıllarda yatırımların azalmasıyla kapasite fazlalarının da gerilemesi daha iyi dönemlere ilişkin beklentimizi destekliyor.

Röportajı yaptığımız dönemde fiyatların yönünü hangi gelişmeler belirliyor?

Sektörümüz dünyanın çok farklı bölgelerindeki gelişmelerden etkileniyor. Uzak bir pazarda yaşanan bir olay veya Süveyş’teki bir sorun bile bizim için önemli bir gündem maddesi olabiliyor.

Son haftalarda fiyatlarda bir toparlanma görüyoruz. Avrupa’daki koruyucu önlemler fiyatları etkiliyor. Rusya’dan bazı ham madde tedariklerinde yaşanan sorunlar, petrol fiyatları ve Körfez’deki gelişmeler de maliyetlere yansıyor. Çin’den yapılan tedarikte dahi lojistik maliyetlerinin yükselmesi fiyatlar üzerinde etkili oluyor.

Ticaret engelleri karşısında Türkiye’nin nasıl bir yaklaşım izlemesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Avrupa’daki kotalar ve vergiler işlerimizi zorlaştırıyor. Türkiye’nin Avrupa’yla ticari ilişkileri içinde farklı bir yere sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Sektör olarak elimizden geldiğince Avrupa’ya ihracatımızı korumaya çalışıyoruz. Türkiye’nin de kendi sektörünü makul biçimde koruması gerekiyor.

Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi

Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.

Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.

Ancak bunu yaparken ihracata gidecek malların ve dahilde işleme kapsamında yapılacak tedarikin önünü tamamen kesmemek önemli. İhracatı sürdürebileceğimiz, aynı zamanda sektörümüzü koruyabileceğimiz bir yaklaşım gerektiğine inanıyorum.

Karbon gündeminde Türkiye’nin üretim yapısını ve şirketinizin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de hurdadan üretimin ağırlıklı olmasının karbon emisyonu açısından avantaj sağladığını düşünüyorum. Avrupa’daki müşterilerin Türk çeliğine ilgisinde bunun da etkisini görüyoruz.

Şirket olarak çelik boru üretiminde kendi CBAM değerlendirmemizi yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Kullandığımız ham maddelerin yerli ve hurdadan üretilmiş olmasıyla ihracatta avantaj sağlayabileceğimizi düşünüyoruz.

Sektör paydaşlarınıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Sektörümüz kolay bir sektör değil. Bütün paydaşlarımızın doğru fiyatlamalarla doğru işler yaptığı, kârlı yıllar geçirmesini istiyoruz. Herkese hayırlı ve bol kazançlar diliyorum.