İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Madencilik Kümesi Başkanı Metin Çekiç, birliğin yeni dönem vizyonunu kamuoyuyla paylaştı. Türk madencilik ve doğal taş sektörünü küresel ölçekte daha güçlü, rekabetçi ve saygın bir konuma taşımayı hedefleyen program, katma değerli üretim, dijitalleşme ve katılımcı yönetim anlayışını temel alıyor.
Aday tanıtım toplantısına İMİB Başkan Yardımcısı Erol Yüce, eski Yönetim Kurulu Üyesi Merve Harzadin Nazikoğlu, Plato Mermer sahibi Kazım Büyükgüçlü, Aksoylar Mermer sahibi Burhan Aksoy, Gökyar Mermer sahibi Osman Keleş ve eski İMİB Başkanı Ali Kahyaoğlu başta olmak üzere sektörün önde gelen temsilcileri katıldı.
Yaklaşık 6.500 üyesiyle Türkiye maden ihracatının yüzde 70'ini tek başına gerçekleştiren İMİB'in yeni dönem yaklaşımı, ortak akıl, istişare ve birlikte hareket etme kültürünü esas alıyor. Çekiç, bu anlayışı "Sen, ben yok; biz varız" sloganıyla özetledi.
En az 100 üye yönetimde aktif görev alacak
Yeni dönemin öne çıkan hedeflerinden biri katılımcı yönetim modeli. Komitelerin güçlendirilmesi ve daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturulmasıyla, en az 100 üyenin İMİB projelerinde aktif görev alması öngörülüyor. Bu yaklaşımın karar alma süreçlerinde daha geniş bir temsil sağlaması ve sektörün tüm dinamiklerinin sürece dahil edilmesi bekleniyor.
Dijital Dönüşüm Komitesi kurulacak
Dijitalleşme, yeni dönemin ayrı bir başlığı olarak ele alınıyor. Uluslararası pazarlarda sektörün dijitalleşme ve yeşil dönüşüm ekseninde şekillendiğine dikkat çeken Çekiç, bu alanda önemli adımlar atılacağını vurguladı.
Kurulacak Dijital Dönüşüm Komitesi ile e-ihracat altyapıları oluşturulacak, sanal fuarlar ve çevrim içi B2B platformlar aracılığıyla firmaların yüksek maliyetler olmadan uluslararası alıcılara ulaşması sağlanacak. Her firmanın İMİB bünyesinde bir platformu olacak ve ürünlerini burada sergileyebilecek.
Amerika veya İtalya'da bir fuar düzenlendiğinde tüm ihracatçı firmaların katılımı, içinde bulunduğumuz dönemde ciddi bir ekonomik külfet oluşturabiliyor. Bu nedenle İMİB olarak sanal fuarlar düzenleyeceğiz.
Turquality desteği ve Vize Destek Ofisi
Katma değerli üretimin yanı sıra uluslararası tanıtıma da özel önem verildiğini belirten Çekiç, İtalya, İspanya ve Portekiz'in sektörde öne çıkan ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. İMİB ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen Turquality destek programının önümüzdeki dört yıl boyunca devam edeceğini açıkladı.
Programın temel amacı, uluslararası arenada mimarlar ve proje karar vericiler nezdinde Türk taşının marka değerini güçlendirmek. Firma sahipleri ve ihracat yetkililerinin daha rahat vize alabilmesi için İMİB bünyesinde bir Vize Destek Ofisi de oluşturulacak.
İhracat Akademisi ile bilgi temelli rekabet
Yeni dönemin en önemli projelerinden biri İMİB İhracat Akademisi olarak öne çıkıyor. Akademi kapsamında uluslararası pazarlama, markalaşma, dijital ticaret, yeşil dönüşüm ve finansal okuryazarlık alanlarında sektöre özel eğitim, mentorluk ve danışmanlık hizmetleri sunulacak.
Amaç, Türk madencilik sektörünü yalnızca üretim gücüyle değil, bilgi ve stratejiyle de küresel rekabette öne çıkarmak.
Finansman ve navlun çözümleri
Toplantıda Türk maden sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlar ve çözüm başlıkları tek tek ele alındı. Sektörün finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla Eximbank ve Ticaret Bankası kredilerinin daha etkin kullanılmasına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmalarının devreye alınması planlanıyor. Navlun desteği ve ihracatçıya özel kur uygulamaları konusunda ilgili kurumlarla görüşmeler sürdürülecek.
Ankara Tanıtım Ofisi ile etkin kamu iletişimi
Projelerin en dikkat çekici başlıklarından biri Ankara Tanıtım Ofisi'nin kurulması. İMİB üyelerinin kamu kurumlarıyla yaşadığı sorunların daha hızlı ve etkin şekilde çözüme kavuşturulması amaçlanıyor. Tarım, Çevre, Enerji, Maliye ve Ulaştırma Bakanlıkları nezdinde sektörün sorunları tek merkezden takip edilecek ve çözüm süreçleri hızlandırılacak.
Sürdürülebilir madencilik ve "Cevherim Sensin" projesi
Madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu olumsuz çevre algısını kırmak için iletişim kanallarının genişletilmesi, basın, sivil toplum kuruluşları ve eğitim kurumlarıyla daha güçlü bir diyalog kurulması öncelikler arasında yer alıyor.
Nitelikli eleman ihtiyacına çözüm üretmek amacıyla, daha önce 320 bursiyerin yararlandığı "Cevherim Sensin" projesinin YÖK iş birliğiyle yeniden hayata geçirilmesi de gündemde bulunuyor.
Metin Çekiç, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
Hedefimiz; katma değerli üretimi, dijitalleşmeyi ve sürdürülebilirliği esas alan bir yaklaşımla İMİB'i geleceğe taşımak. Bu süreci ancak ortak akıl ve güçlü bir dayanışma kültürüyle başarabiliriz.
