Kardemir, Türkiye'nin ilk entegre demir çelik tesisi olarak 3 Nisan 2026 itibarıyla 89. kuruluş yılını geride bırakıyor. 1937'de Safranbolu'ya bağlı 13 haneli bir köyde temeli atılan fabrika, bugün yıllık 3,5 milyon ton sıvı çelik kapasitesiyle ülkenin ve bölgenin tek hızlı tren rayı üreticisi konumunda.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "ekonomik zaferlerle taçlandırılmayan askeri zaferler kalıcı olmaz" ilkesinden hareketle projelendirilen Karabük Demir Çelik Fabrikaları, Cumhuriyet tarihinin en iddialı sanayileşme hamlesinin başlangıç noktası oldu. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü'nün 3 Nisan 1937'de temelini attığı tesis, Zonguldak kömür havzasına yakınlığı ve demiryolu güzergahında bulunması nedeniyle seçilmişti. İnşaat, İngiliz H.A. Brassert firmasına ihale edildi; finansman ise 10 Kasım 1936'da İngiliz Hükümeti ile imzalanan 2,5 milyon sterlinlik kredi anlaşmasıyla sağlandı.
İlk yüksek fırından akan Türk demiri
9 Eylül 1939'da "Fatma" adlı ilk yüksek fırın ateşlendi. Ertesi gün ilk Türk demiri üretilmeye başladı. İkinci Dünya Savaşı'nın patlak verdiği günlerde gerçekleşen bu üretim, Türkiye'nin kendi çeliğini döken bir sanayi ülkesine dönüşmesinin ilk somut adımıydı.
Yedi ayrı üniteden oluşan dev tesis — yüksek fırınlar, çelik fırınları, kok fırını, haddehane, 20.000 kW elektrik santralı, büyük atölye ve tali maddeler fabrikası — kısa sürede Türkiye'nin sanayi omurgasına dönüştü. Şeker fabrikalarından barajlara, köprülerden enerji santrallerine kadar sayısız altyapı projesinin çeliği Karabük'ten çıktı. Birçok ağır sanayi tesisinin proje, imalat ve montajını bizzat üstlenen Kardemir, bu çok yönlü kabiliyetiyle dünya endüstri tarihinde nadir görülen "Fabrikalar Kuran Fabrika" unvanını kazandı.
1994 kapatma kararından özelleştirmeye
Kardemir'in hikâyesi yalnızca büyümeden ibaret değil. 1937'den 1955'e kadar Sümerbank bünyesinde faaliyet gösteren tesis, 1955'te Türkiye Demir Çelik İşletmeleri adıyla bağımsız bir iktisadi devlet kuruluşuna dönüştü. Ancak 1990'ların ekonomik çalkantılarında Kardemir için kapatma kararı alındı. Çalışanların ve Karabük halkının yoğun direnişi sonucunda Kardemir, 30 Mart 1995'te özelleştirme yoluyla hayatta kalmayı başardı.
Kapatılma eşiğinden dönen Kardemir, izleyen yıllarda yatırımlarını hızlandırarak Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarından birine dönüştü. Bugün Borsa İstanbul'da işlem gören Kardemir, savunma sanayiinden raylı sistemlere uzanan geniş bir üretim portföyüyle faaliyet gösteriyor.
2026 hedefleri: Hızlı tren rayından yeşil dönüşüme
89. yılına giren Kardemir, üretim yelpazesini genişletmeye devam ediyor. Türkiye'nin ve bölgenin tek hızlı tren rayı üreticisi olan Kardemir, voestalpine ortaklığıyla kurulan demiryolu sistemleri fabrikasında yüksek hızlı trafik rayları üretirken demiryolu tekerleği imalatına da hazırlanıyor. İkinci vakum tesisiyle yıllık 1 milyon ton kapasiteye ulaşan özel nitelikli çelik üretimi, otomotiv ve savunma sanayisinin artan taleplerini karşılıyor.
Dijital cephede Kardemir, yeni veri merkezi altyapısını tamamladı. 2026'da devreye alınacak 15 yeni Level 2 ve Level 3 üretim yönetim sistemiyle üretim süreçlerinde uçtan uca bütünleşme hedefleniyor. Çevreci yatırımlar da hız kesmiyor: güneş enerjisi santrali, rüzgar enerjisi santrali ve atık ısı geri kazanım tesisleriyle yenilenebilir enerji kapasitesinin 52,1 MW'a çıkarılması planlanıyor. Kardemir bu alandaki çalışmalarıyla İzmir Kalkınma Ajansı'nın (İZKA) "Sanayide Yeşil Dönüşüm" programından da destek aldı.
Kardemir yönetimi 2026'yı "verimlilik" temasıyla açtı. Yılın ilk çeyreği için 585 bin tonluk satış programı açıklanan Kardemir, katma değeri yüksek ürünlere yönelerek küresel çelik pazarındaki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
