Küresel ham çelik üretimi Haziran 2026’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 artarak 155,7 milyon tona ulaştı. Buna karşılık yılın ilk altı ayındaki toplam üretim yüzde 0,7 düşüşle 931,5 milyon ton oldu. Aylık toparlanma, yılın ilk yarısındaki zayıflığı tamamen telafi edemedi.
Veriler, dünya üretiminin yaklaşık yüzde 98’ini temsil eden 70 ülkeyi kapsıyor. Haziran tablosu, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın bazı bölümlerindeki artışlara karşılık Orta Doğu ile Rusya ve diğer BDT ülkelerindeki gerilemenin sürdüğünü gösteriyor.
Asya üretimin merkezinde kalmayı sürdürdü
Asya ve Okyanusya, haziranda 115,2 milyon ton ham çelik üreterek yıllık yüzde 1,5 büyüme kaydetti. Bölgenin yılın ilk yarısındaki üretimi ise yüzde 0,9 düşüşle 690,1 milyon ton oldu. Bu hacim, küresel piyasanın yönünde Çin ve diğer büyük Asya üreticilerinin belirleyici konumunu koruduğunu ortaya koyuyor.
Avrupa Birliği’nin 27 üyesinde haziran üretimi yüzde 4,6 artarak 10,8 milyon tona çıktı. İlk altı aylık üretim ise yüzde 0,3 düşüşle 65,4 milyon ton seviyesinde kaldı. AB dışındaki diğer Avrupa ülkelerinde haziran artışı yüzde 10,4, ilk yarı artışı yüzde 5,6 oldu; bölge altı ayda 22,1 milyon ton üretti.
Kuzey Amerika haziranda yüzde 5 artışla 9,5 milyon ton üretim gerçekleştirdi. Bölgenin ilk yarı toplamı yüzde 5,7 artarak 56,5 milyon tona ulaştı ve başlıca bölgeler içinde en güçlü altı aylık büyümelerden birini kaydetti.
Orta Doğu ve BDT bölgesinde düşüş
Orta Doğu’nun haziran üretimi yüzde 13,4 azalarak 4 milyon tona geriledi. Yılın ilk yarısındaki üretim de yüzde 7,3 düşüşle 25,9 milyon ton oldu. Enerji arzı, bölgesel gerilimler ve tesislerin çalışma düzenindeki değişimler kısa dönemli üretim oynaklığını artırabiliyor.
Rusya, diğer BDT ülkeleri ve Ukrayna’nın toplam üretimi haziranda yüzde 2,2 azalarak 6,8 milyon tona, ilk yarıda ise yüzde 8 düşüşle 38,6 milyon tona indi. Güney Amerika’da haziran üretimi yüzde 0,3 gerileyerek 3,5 milyon ton olurken Afrika, düşük bazın da etkisiyle yüzde 20 artışla 2,2 milyon tona çıktı.
Aylık artış neden tek başına toparlanma anlamına gelmiyor?
Hazirandaki yüzde 1,7’lik yükseliş olumlu bir sinyal olsa da altı aylık toplamın gerilemesi küresel talebin bölgelere göre dengesiz kaldığını gösteriyor. Üretim artışının sürdürülebilir bir toparlanmaya dönüşmesi için inşaat, otomotiv ve makine sektörlerindeki siparişlerin güçlenmesi; stokların sağlıklı seviyelerde kalması ve fiyatların üreticilerin maliyetlerini karşılayacak ölçüde istikrar kazanması gerekiyor.
Önümüzdeki aylarda Çin’deki üretim politikaları, Avrupa’daki ticaret ve karbon düzenlemeleri, ABD’deki yatırım talebi ve Orta Doğu’daki enerji-jeopolitik koşullar küresel arz dengesini şekillendirecek. Bu nedenle tek bir aylık artıştan çok, bölgesel üretim eğilimleri ile yılın ikinci yarısındaki nihai tüketim birlikte izlenmeli.
