Metkim Metal Genel Müdürü Osman Türeyyen, Steel Summit’in bu yıl hammadde, uzun ürün, yassı ürün ve paslanmaz gibi farklı başlıkları daha geniş biçimde kapsadığını belirterek organizasyonu başarılı bulduğunu söyledi. Röportajda özellikle belirsizlik, hurda tedariki ve Türkiye’nin kapasite kullanımı konularına dikkat çekti. Türeyyen’e göre çelik piyasasında son dönemin en belirgin özelliği, belirsizliğin derinleşmesi. Geçmişte hurda veya mamul fiyatlarına ilişkin birkaç aylık öngörü yapılabildiğini ancak bugün her gün yeni bir parametrenin devreye girdiğini ifade etti. Savaşlar, açıklamalar, navlun ve talep değişimleri, üretici ve tedarikçiler için karar almayı zorlaştırıyor.
Türkiye demir çelik sektöründe maliyet baskısının ve öngörülemezliğin yüksek olduğunu belirten Türeyyen, bu durumun yalnızca büyük üreticileri değil, sektörün tüm aktörlerini etkilediğini söyledi. Hurda ticareti açısından da geleceğe yönelik net talep projeksiyonlarının zorlaştığını ifade etti. İran çevresindeki gelişmelerin olumsuz etkiler yaratması beklenirken, bazı dönemlerde dışarıdan malzeme girişinin azalması nedeniyle Türkiye’de kapasite kullanımının ve hurda talebinin artabildiğini belirtti.
Türeyyen, hurdanın yeşil çelik gündemiyle birlikte çok daha stratejik bir malzeme haline geldiğini vurguladı. Türkiye’nin elektrik ark ocaklı tesis ağı, geçmişte bazı tartışmalara konu olurken bugün sınırda karbon düzenlemesiyle birlikte önemli bir avantaj alanı olarak görülüyor. Türkiye bu avantajı doğru kullanabilirse, daha düşük karbonlu üretim yapısı ihracat tarafında destekleyici olabilir. Buna karşın Türeyyen, Türkiye’nin ihracat pazarlarının kotalar ve vergilerle çevrili olduğuna dikkat çekti. Ona göre sektörün en önemli ihtiyaçlarından biri mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması; yeni kapasiteden ziyade var olan tesislerin daha yüksek oranda çalışması gerekiyor.
Hurdada kalite ve fiyat dengesi daha kritik hale gelecek
Hurdanın geleceğine ilişkin değerlendirmesinde Türeyyen, Türkiye’nin hurda bulamama riskiyle değil, kaliteli hurdayı istenen fiyattan bulma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın en büyük hurda ithalatçılarından biri olduğunu hatırlatan Türeyyen, önümüzdeki beş-on yıllık dönemde hurda tedarikinin süreceğini ancak kalite ve fiyat dengesinin daha kritik hale geleceğini belirtti. Kısa vadeli fiyat beklentilerinde ise hurda ile mamul fiyatı arasındaki marjın önemine dikkat çekti. Türeyyen’e göre sektör için yalnızca hurda fiyatının seviyesi değil, mamul fiyatıyla arasındaki farkın sürdürülebilir olması belirleyici olacak.
