Sanayi Hızlandırma Yasası Avrupa yeşil çeliğine öncelik vermeli

Avrupa çelik sektörü, mevcut Sanayi Hızlandırma Yasası taslağının, yasa koyucuların “Made in Europe” hükümlerini dahil edip güçlendirmemesi halinde, düşük karbonlu çeliğe yönelik kamu desteklerini Avrupa Birliği dışındaki üreticilere yönlendirebileceği uyarısında bulundu.

Kısaca

  • Taslak, kamu alımları ve destek programlarında kullanılan çeliğin en az %25’inin düşük karbonlu olmasını öngörüyor; ancak çeliğin Avrupa’da üretilmesini zorunlu kılmıyor.
  • EUROFER, çelikte AB ve Avrupa Ekonomik Alanı’nda eritilip dökülmüş ürünü esas alan açık bir “Made in Europe” tanımı istiyor.
  • Kuruluş, Avrupa üretimini tercih eden öncü pazar güvenceleri olmadan yatırımların ertelenebileceği veya başka bölgelere kaydırılabileceği uyarısında bulunuyor.

Yazı Boyutu 100%
WhatsApp X Facebook LinkedIn

Mevcut Endüstriyel Hızlandırma Yasa (Industrial Accelerator Act) taslağı, kamu alımları ve destek programlarında kullanılan çeliğin en az %25’inin düşük karbonlu olmasını şart koşuyor. Ancak çeliğin Avrupa’da üretilmesini zorunlu kılan bağlayıcı bir hüküm içermiyor. Taslağın düşük karbonlu çeliğe talep oluşturma hedefini memnuniyetle karşıladıklarını belirten EUROFER Genel Direktörü Axel Eggert şunları söyledi: “Çelik, Avrupa’nın temiz enerji, otomotiv ve savunma sanayilerinin temelini oluşturuyor. Günümüzün çalkantılı jeopolitik ortamında çelik sektörünün pakette stratejik sektör olarak tanımlanmaması düşünülemez. Bu durum, Avrupa’nın stratejik özerkliğinin güçlendirilmesiyle doğrudan bağlantılıdır ve güçlü ‘Made in Europe’ şartlarının uygulanmasını gerektirir.”

Yalnızca AB’de eritilmiş ve dökülmüş

çelik uygun kabul edilmelidir

Eggert sözlerini şöyle sürdürdü: “AB bu fırsatı değerlendirerek Avrupa düşük karbonlu çeliğine öncelik veren öncü pazar koşullarını oluşturmalıdır. Bu nedenle yalnızca AB’de eritilmiş ve dökülmüş çelik uygun kabul edilmelidir. AB pazarıyla derin entegrasyona sahip olmaları nedeniyle Avrupa Ekonomik Alanı ülkeleri — İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç — de kapsama dahil edilebilir. Çelik için açık ve iddialı ‘Made in Europe’ kuralları olmadan ve menşe kurallarının aşırı geniş veya sınırsız yorumlanması halinde Avrupa Komisyonu, kendi sanayi tabanını güçlendirmek yerine yurt dışındaki yeşil çelik üretimini finanse etme riskiyle karşı karşıya kalacaktır.”

EUROFER, Avrupa’daki üretimin karbonsuzlaştırılmasının halihazırda on milyarlarca avroluk yatırım gerektirdiğini vurguluyor. Aynı zamanda kalıcı olarak yüksek seyreden elektrik fiyatları, yeni düşük karbon teknolojilerinin işletme maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor. Yeni oluşacak öncü pazarların Avrupa üretimini tercih edeceğine dair güvenceler olmadan yatırım kararlarının ertelenebileceği veya başka bölgelere kaydırılabileceği belirtiliyor.

Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi

Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.

Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.

EUROFER bu nedenle şu çağrılarda bulunuyor:

· Çelik sektörü için, AB ve AEA’da eritilip dökülmüş çeliği esas alan açık ve uygulanabilir bir “Made in Europe” tanımı yapılması;

· Sanayi Hızlandırma Yasası’nda hem düşük karbon hem de Avrupa menşe kriterlerinin birlikte uygulanması;

· Çeliğin açık biçimde stratejik sektör olarak tanınması.

Sıkça Sorulan Sorular

EUROFER, Sanayi Hızlandırma Yasası'ndan ne istiyor?
EUROFER, yasada 'Made in Europe' (Avrupa'da Üretildi) kuralının çelik sektörü için bağlayıcı biçimde tanımlanmasını istiyor. Buna göre yalnızca AB ve AEA ülkelerinde eritilmiş ve dökülmüş çelik uygun kabul edilmeli.
Mevcut yasa taslığında ne eksik?
Taslak kamu alımlarında kullanılan çeliğin en az yüzde 25'inin düşük karbonlu olmasını şart koşuyor ancak çeliğin Avrupa'da üretilmesini zorunlu kılan bağlayıcı bir hüküm içermiyor. EUROFER bu boşluğun AB'nin kendi sanayi yerine yurt dışındaki üretimi finanse etmesine yol açabileceğini uyarıyor.
Avrupa çelik sektörünün karbonsuzlaşması ne kadar yatırım gerektiriyor?
EUROFER'e göre Avrupa'daki üretimin karbonsuzlaştırılması halihazırda on milyarlarca euro yatırım gerektiriyor. Yüksek elektrik fiyatları ve yeni düşük karbon teknolojilerinin işletme maliyetleri sektör üzerindeki baskıyı artırıyor.
EUROFER hangi ülkelerin kapsama dahil edilmesini istiyor?
AB ülkelerinin yanı sıra Avrupa Ekonomik Alanı ülkeleri olan İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç de AB pazarıyla derin entegrasyonları nedeniyle kapsama dahil edilmeli.
Çeliğin Sanayi Hızlandırma Yasası'nda stratejik sektör sayılması neden önemli?
EUROFER Genel Direktörü Axel Eggert'e göre çelik, Avrupa'nın temiz enerji, otomotiv ve savunma sanayilerinin temelini oluşturuyor. Jeopolitik çalkantıların yaşandığı bir dönemde sektörün stratejik olarak tanınması Avrupa'nın stratejik özerkliliğiyle doğrudan bağlantılı.