Skip to main content
Demir Çelik Store

Sinan Küçük: Çelikte rekabetin ekseni sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliğine kayıyor

SteelRadar tarafından İzmir Çeşme’de düzenlenen Steel Summit 2026 2. Uluslararası Çelik Sanayi ve Küresel Piyasalar Zirvesi kapsamında konuşan Tatmetal Satın Alma Direktörü Sinan Küçük, çelik sektöründe rekabetin ekseninin değiştiğini söyledi. Demir Çelik Store dergisi tarafından hazırlanan röportaj serisinde değerlendirmelerde bulunan Küçük, fiyat ve kapasite odaklı rekabetin yerini sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği ve katma değerli üretimin aldığını belirtti.

Haber MerkeziDemir Çelik Store
3 dk okuma
Sinan Küçük: Çelikte rekabetin ekseni  sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliğine kayıyor

İzmir Çeşme’de tamamlanan Steel Summit 2026, dünya çelik sektöründen üretici, ihracatçı, tedarikçi ve piyasa temsilcilerini aynı masada buluşturdu. Zirvede yer alan Yassı Çelik Paneli’ni değerlendiren Sinan Küçük, panelde sektörün bugünkü sorunları kadar gelecek beş ila on yıllık yol haritasına dair fikirlerin de tartışıldığını ifade etti.

Çelikte rekabet fiyat ve kapasitenin dışına çıktı

Sinan Küçük’e göre Türkiye ve dünya çelik piyasasında eski rekabet başlıkları artık tek başına yeterli değil. Tatmetal Satın Alma Direktörü, geçmişte fiyat ve kapasite üzerinden şekillenen rekabetin bugün daha farklı alanlara taşındığını belirterek, “Artık öne çıkan dönüşüm sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği ve katma değerli üretim” dedi.

Küçük, bu değişimin sektör açısından zorunlu hale geldiğini dile getirdi. Özellikle Avrupa pazarıyla çalışan üretici ve ihracatçılar için karbon ayak izi, izlenebilirlik, tedarik zinciri güvenliği ve ürün kalitesi aynı dosyanın parçaları haline geliyor. Bu tablo, yassı çelik tarafında ticari kararların yalnızca fiyatla değil, uyum kabiliyetiyle de şekilleneceğini gösteriyor.

Navlun ve enerji maliyetleri tedarik güvenliğini zorluyor

Küresel çelik piyasasında son dönemde yaşanan jeopolitik gerilimler, lojistik ve enerji maliyetleri üzerinden sektöre yansıyor. Sinan Küçük, son gelişmelerin ardından navlun fiyatlarında yüzde 50 seviyesinde artış görüldüğünü, enerji maliyetlerinin de doğrudan yükseldiğini söyledi. Bu artışlar, yalnızca maliyet hanesine yazılmıyor, tedarik güvenliğini de sarsıyor. Sektörün zaten CBAM, Avrupa kotaları ve menşe şartlarına ilişkin belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Küçük, savaş ve lojistik baskılarla birlikte öngörülebilirliğin daha da azaldığını belirtti.

Avrupa kotası ihracatçı firmalar için doğrudan risk

Tatmetal’in ihracat ağırlıklı çalışan bir firma olduğunu aktaran Sinan Küçük, Avrupa’ya satış yapan şirketler için kota düşüşlerinin doğrudan risk oluşturduğunu söyledi. Küçük, Tatmetal’in yaklaşık yüzde 60 oranında ihracat yaptığını ve şirketin galvanizli ürün ihracatında Türkiye’nin güçlü oyuncuları arasında yer aldığını ifade etti.

Avrupa pazarında kota baskısı artarken, firmaların alternatif pazarlara daha fazla odaklanması gerekiyor. Küçük, Tatmetal’in Avrupa dışındaki bölgelerde de daha aktif çalıştığını belirterek Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa’nın potansiyel taşıyan pazarlar arasında bulunduğunu söyledi. Ona göre bu dönemde sahada olmak, müşteriyle yakın temas kurmak ve pazar çeşitliliğini artırmak geçmişe göre daha belirleyici hale geldi.

Yeşil dönüşümde verifikasyon belirsizliği sürüyor

Sinan Küçük, yeşil dönüşüm sürecinde en fazla üzerinde durulan başlıklardan birinin verifikasyon olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin tanımlayacağı doğrulama kuruluşlarına ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini aktaran Küçük, bu nedenle tedarik zincirinde uçtan uca izlenebilirlik ve karbondioksit emisyon ölçümü süreçlerinin tam olarak netleşmediğini belirtti.

Tatmetal bu alanda hazırlık çalışmalarını başlatmış durumda. Küçük, şirket içinde teknolojik izlenebilirlik altyapısına, tedarikçi tarafında ise doğrulama ve ön doğrulama çalışmalarına odaklandıklarını söyledi. Danışman firmalarla yürütülen bu hazırlıkların amacı, 1 Temmuz 2026 itibarıyla başlayacak yeni ticaret koşullarına daha hazır bir yapıyla girmek.

Türkiye için fırsat elektrik ark ocaklı üretimde

Sinan Küçük, Türkiye çelik sektöründe yassı ve soğuk ürünlerde yapısal arz fazlası bulunduğunu, bunun da düşük marj ortamını beraberinde getirdiğini söyledi. Avrupa’ya ihracat odaklı kurulmuş kapasitenin tam olarak kullanılamadığını belirten Küçük, HRC ürünlerinde yüzde 25 yerli kullanım zorunluluğunun da haddeci grubu açısından baskı yarattığını ifade etti.

Buna karşılık Türkiye’nin elektrik ark ocaklı üretim yapısı, yeşil çelik açısından güçlü bir zemin sunuyor. Küçük’e göre Avrupa Birliği’nin kota uygulamaları Türkiye’nin önünü kesmezse, düşük karbonlu üretim kabiliyeti sektör için ciddi bir avantaj yaratabilir. Bu dönemde teknolojik dönüşüm, katma değerli ürünler ve finansal maliyetleri aşağı çekecek adımlar, şirketlerin rekabet gücünü korumasında belirleyici olacak.

Steel Summit 2026’da öne çıkan tartışmalar, çelik sektörünün artık yalnızca üretim hacmiyle değil; karbon verisi, tedarik güvenliği, pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün kabiliyetiyle rekabet edeceğini gösterdi. Tatmetal Satın Alma Direktörü Sinan Küçük’ün değerlendirmeleri de bu değişimin yassı çelik tarafındaki etkilerini net biçimde ortaya koydu.