Türk çeliği Baltık pazarında büyüme arıyor: Litvanya ve Letonya’ya ihracat hedefi

Çelik ihracatçıları, kota baskısı ve Çin rekabeti karşısında Baltık pazarındaki varlığını güçlendirmek istiyor. ÇİB, Litvanya’da ihracatın iki katına, Letonya’da 50 bin tona ulaşabileceğini değerlendiriyor.

Yazı Boyutu 100%
WhatsApp X Facebook LinkedIn

Türk çelik ihracatçıları, Avrupa pazarındaki kota baskısı ve küresel fiyat rekabeti sürerken Letonya ile Litvanya’da yeni ticari bağlantılar kurmaya odaklandı. Çelik İhracatçıları Birliği’nin (ÇİB) 4–9 Ekim 2026 tarihlerindeki sektörel ticaret heyeti, Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında tedarik ilişkileri değişen iki pazarda Türkiye’nin konumunu güçlendirmeyi amaçladı.

ÇİB’nin heyet sonrası açıklamasına göre programa katılan 18 Türk firması, Letonya’da yaklaşık 300, Litvanya’da yaklaşık 250 görüşme gerçekleştirdi. ÇİB Denetim Kurulu Üyesi Yavuz Kılıç, bu temaslardan 30–40 milyon dolarlık potansiyel iş hacmi doğabileceğini belirtti. Bu değerlendirme, kesinleşmiş sipariş veya tamamlanmış ihracat tutarını ifade etmiyor.

İki pazarda farklı büyüme hedefleri

Kılıç, Litvanya’ya yaklaşık 160 bin ton düzeyindeki çelik ihracatının 320 bin tona çıkarılabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi. Letonya’da ise yaklaşık 20 bin ton seviyesindeki ihracatın yeniden 50 bin tona ulaşabileceğini ifade etti. Böylece Litvanya için iki kat büyüme, Letonya içinse daha önceki satış seviyelerine dönüş öne çıkıyor.

Pazarın geçmiş yıl verileri de Türk üreticilerin bölgedeki yerini gösteriyor. Merve Yiğitcan’ın 12 Ekim 2026 tarihli Ekonomim haberinde aktarılan ÇİB verilerine göre Litvanya, 2025’te 1,45 milyon ton çelik ithal etti. Türkiye, 148 bin 404 tonla toplam ithalattan yüzde 10,2 pay aldı ve Polonya’nın ardından ikinci sırada yer buldu. Aynı haberde Letonya’nın 719 bin tonluk ithalatına karşılık Türkiye’den doğrudan alımlarının 22 bin tonu aştığı belirtildi.

Bu yıllık veriler ile Kılıç’ın heyet sonrasındaki yaklaşık tonaj değerlendirmeleri ayrı kapsamda ele alınıyor. Ekonomim’in haberinde, Litvanya üzerinden Letonya’ya ulaşan ürünlerin de Türk çeliğinin bölgedeki varlığında rol oynadığı aktarılıyor. İnşaat çeliği, dikişli boru ve sıcak haddelenmiş yassı ürünler, talep gören başlıca ürün grupları arasında sayılıyor.

Değişen tedarik kanalları fırsat yaratıyor

Rusya-Ukrayna savaşı, Baltık ülkelerinin geleneksel tedarik ilişkilerini değiştirdi. Ekonomim’e değerlendirmelerde bulunan Kılıç, Letonya’nın savaş öncesinde çelik ithalatının yüzde 60–65’ini Rusya’dan karşıladığını belirterek yeni tedarikçi ihtiyacına dikkat çekti.

ÇİB’nin açıklaması, bölgedeki yerel çelik üretimini “sınırlı” olarak nitelendiriyor. Bu nedenle Türk firmalarının arayışı, ithalat ihtiyacının sürdüğü pazarlarda mevcut müşteri ilişkilerini geliştirmek ve yeni alıcılarla bağlantı kurmak üzerinde yoğunlaşıyor.

Avrupa’da satış imkânını kotalar sınırlıyor

Ekonomim’in haberinde Kılıç, Türk çeliğinin Avrupa’da kalite veya müşteri bulma sorunu yaşamadığını, büyümeyi sınırlayan temel unsurun kota erişimi olduğunu ifade etti. Kotaların hızla dolmasının, ihracatçıların satış planlarının yanında Avrupalı müşterilerin tedarik tercihlerini de etkilediğini belirtti.

Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi

Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.

Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.

Kılıç’ın değerlendirmesine göre Avrupa’daki teslim sürelerinin uzaması ve fiyat baskısı, alıcıların alternatif tedarik seçeneklerini gündemde tutmasına yol açıyor. Kota aşımı maliyetine rağmen Türkiye’den alım yapılması olasılığını da bu çerçevede dile getirdi. Bu görüş, sektör temsilcisinin piyasa beklentisini yansıtıyor.

Çin rekabetine karşı hız ve yakınlık

Kılıç, ABD ve Avrupa’da ticaret engelleriyle karşılaşan Çinli üreticilerin diğer pazarlarda rekabeti artırdığını ifade etti. Ekonomim’e yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin bu rekabet karşısında hızlı teslimat, esnek üretim, lojistik yakınlık ve kaliteye odaklandığını anlattı.

Yeşil dönüşüm de aynı rekabet gündeminin bir parçası. Kılıç, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’yla ilgili belirsizlikler ve akreditasyon süreçlerinin firmaları zorladığını belirtirken, hurda kullanan elektrik ark ocaklı üretim yapısının Türk sektörü açısından avantaj oluşturduğunu savundu. Bu değerlendirme, tüm tesislerin aynı karbon performansına veya uyum düzeyine sahip olduğu anlamına gelmiyor.

Sektörün gündemi İstanbul’da buluşacak

Baltık temaslarını, 25–27 Ekim 2026’da İstanbul’da düzenlenecek Steel Networking Summit izleyecek. ÇİB’nin açıklamasına göre etkinlik Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da gerçekleştirilecek.

Ekonomim’in haberinde zirvenin gündemi; ticaret savaşları, yeşil dönüşüm, yapay zekâ ve küresel tedarik zincirleri olarak aktarılıyor. Uluslararası üreticilerin ve sektör kuruluşlarının katılımıyla ticari bağlantıların geliştirilmesi amaçlanıyor. Alım heyetleri üzerinden hedeflenen iş hacmi ise gerçekleşmiş bir sonuç değil, organizasyonun ticari hedefi niteliğinde.

Kaynaklar

  1. Çelik İhracatçıları Birliği