Türkiye–AB Gümrük Birliği Güncenlenmeli AB–Hindistan Anlaşması Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?
AB–Hindistan ticaret anlaşmasının, düşük tarifeler ve olası gümrüksüz çelik kotası nedeniyle Türk çelik sektöründe rekabet baskısını artırması bekleniyor.
Kısaca
- AB–Hindistan ticaret anlaşmasının uzun vadede Türk çelik sektörü üzerinde olumsuz etkiler yaratması bekleniyor.
- Hindistan’ın çelik ürünlerinde AB’nin gümrüksüz ithalat kotalarından yararlanmasına ilişkin kararın 30 Haziran’a kadar verilmesi bekleniyor.
- Mevcut planda Hindistan’dan yıllık 1,6 milyon ton çeliğin gümrük vergisi uygulanmadan ithal edilmesi gündemde; bunun gerçekleşmesi hâlinde Türkiye açısından rekabet koşullarının zorlaşacağı değerlendiriliyor.
2026 yılı, dünya çelik sektörü ve Türk çelik sanayisi açısından zorlu bir mücadele yılı olmaya aday. Artan korumacı politikalar, Avrupa Birliği’nin yeni kota uygulamaları ve Çin’in düşük fiyatlı ürünleri, hem iç pazarda hem de ihracat pazarlarında ciddi baskılar yaratacak. Bölgesel savaşlar, jeopolitik gerilimler ve olası bir ABD–İran çatışması da sektör üzerinde ilave riskler oluşturuyor.
Bu tabloya ek olarak, Türkiye–AB Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmemesi, Türkiye açısından giderek büyüyen bir sorun hâline geliyor. Avrupa Birliği’nin Mercosur Anlaşması’nı 25 yıllık müzakerelerin ardından imzalaması AB için önemli bir adım olarak değerlendirilirken, Hindistan ile yapılması muhtemel yeni bir ticaret anlaşmasının Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle Türkiye–AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesi artık ertelenemez bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.
AB–Hindistan Anlaşmasının Türk Çelik Sektörüne Etkisi
Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan ticaret anlaşmasının, uzun vadede özellikle Türk çelik sektörü üzerinde olumsuz etkiler yaratması bekleniyor. Hindistan’ın otomotiv, makine, kimya ve tekstil gibi sektörlerde AB’ye ihracatını artırması, çelik ürünlerinde de dolaylı bir avantaj sağlayacak.
Türk çelik sektörü açısından AB–Hindistan ticaret anlaşmasının başlıca riskleri şu şekilde sıralanıyor:
· Rekabetin artması,
· Hindistan’ın AB pazarına daha düşük tarifelerle ürün sunabilmesi,
· AB’nin çelik tedarikinde Türkiye yerine Hindistan’ı tercih etme olasılığının güçlenmesi,
· Hindistan’daki üretim kapasitesinin ve pazar payının artması,
Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi
Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.
Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.
· Türkiye’nin AB’ye yönelik çelik ihracatında baskının artması.
Hindistan’ın çelik ürünlerini AB’nin karbon düzenlemelerine uygun ve düşük karbon maliyetiyle sunabilmesi hâlinde, Türkiye’ye kıyasla önemli bir rekabet avantajı elde edebileceği belirtiliyor. Türkiye menşeli ürünlerde CBAM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) maliyetlerinin devreye girmesi durumunda, Hindistan ürünleri AB pazarında daha cazip hâle gelebilir. Bu gelişme, Türkiye’nin ihracat stratejilerini ciddi şekilde zorlayabilir.
Çelikte Hindistan’a İstisna Tanınacak mı?
Hindistan, çelik ürünlerinde Avrupa Birliği’nin gümrüksüz ithalat kotalarından yararlanmak istiyor. Bu konuda kararın 30 Haziran’a kadar verilmesi bekleniyor. Avrupa Komisyonu’nun, geçen yıl çelik ürünleri için uygulamaya koyduğu gümrük vergilerinden Hindistan’ı muaf tutmayı planladığı ifade ediliyor.
Mevcut plana göre, Hindistan’dan ithal edilecek yıllık 1,6 milyon ton çeliğe gümrük vergisi uygulanmaması gündemde. Böyle bir kararın hayata geçmesi hâlinde, Türk çelik sektörü açısından rekabet koşullarının daha da zorlaşacağı değerlendiriliyor.