Skip to main content
Demir Çelik Store

Yerli çeliğin maliyeti 590 dolar, Çin’den limana 530 dolara geliyor

Habaş’ta inşaat demirinin ton başına maliyeti 590 dolara yaklaşırken, bazı yerli üreticilerin 565 dolardan satış yaptığı belirtiliyor. Çin’den aynı ürünün liman teslim 530 dolara gelmesi; yüksek faiz, artan ithalat ve daralan ihracat kotalarıyla mücadele eden sektörde fiyat rekabetini sertleştiriyor.

Haber MerkeziDemir Çelik Store
3 dk okuma
Yerli çeliğin maliyeti 590 dolar, Çin’den limana 530 dolara geliyor

Türkiye demir çelik sektöründe ithal ürünlerle yerli üreticiler arasındaki fiyat farkı giderek açılırken, iç piyasadaki nakit ihtiyacı da maliyetlerin altında satış tartışmasını büyütüyor.

Habaş yöneticilerinin paylaştığı piyasa örneğine göre şirketin inşaat demirinde ton başına maliyeti 590 dolara yaklaşmış durumda. Buna karşılık bazı yerli üreticiler aynı ürünü 565 dolardan satışa sunuyor. Çin’den gelen inşaat demiri ise liman teslim 530 dolarlık fiyatla Türkiye pazarına giriyor.

Yüksek faiz fiyat rekabetini sertleştiriyor

Habaş Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Başaran, bazı üreticilerin zararına satış yaparak sektör genelindeki fiyat dengesini bozduğuna dikkat çekiyor.

Yüksek faizler ve işletme kredilerine erişimin sınırlı kalması, nakit ihtiyacı bulunan şirketleri farklı arayışlara yöneltiyor. Bazı üreticiler, pahalı kredi kullanmak yerine ürünlerini düşük fiyatlarla satarak nakit yaratmaya çalışıyor. Bu yöntem kısa vadede finansman ihtiyacını karşılasa da sektörün tamamında kârlılık ve fiyat disiplini üzerinde baskı oluşturuyor.

Türkiye 2025’te 19 milyon ton çelik ithal etti

Türkiye, dünya çelik üretiminde yedinci sırada bulunmasına ve yüksek üretim kapasitesine sahip olmasına rağmen 2025 yılında 19 milyon ton çelik ithal etti.

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Türk çelik sektörünün önce Rusya ve Ukrayna kaynaklı ürünlerle, son dört-beş yılda ise giderek artan Çin kaynaklı rekabetle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.

İthalat baskısı yassı çelik ticaretinde de açık biçimde görülüyor. Habaş yöneticisi Serdar Kilimci’nin paylaştığı verilere göre Türkiye, 2026’nın ilk beş ayında yaklaşık 1 milyon ton yassı çelik ihraç ederken 1,5 milyon ton ithalat gerçekleştirdi. Böylece yassı çelikte ithalat, ihracatı 500 bin ton aştı.

İthalat ile ihracat arasındaki makas açılıyor

Sektör temsilcileri, Türkiye’ye Mısır, Malezya, Meksika ve Kuzey Makedonya gibi farklı ülkelerden çelik geldiğine dikkat çekiyor. Buna karşılık Türk üreticiler aynı pazarların bazılarında anti-damping vergileri ve kotalarla karşılaşıyor.

Paylaşılan ticaret verilerine göre Mısır’dan Türkiye’ye yaklaşık 140 bin ton çelik gelirken, Türkiye’nin bu ülkeye yaptığı satış 40 bin ton seviyesinde kalıyor. Türk çeliğinin Mısır pazarına girişinde anti-damping önlemleri nedeniyle yaklaşık yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulanıyor.

Benzer bir dengesizlik Fransa ile yapılan yassı çelik ticaretinde de görülüyor. Fransa’dan Türkiye’ye yaklaşık 100 bin ton yassı ürün gelirken, Türkiye’nin Fransa’ya yaptığı ihracat 5–10 bin ton aralığında kalıyor.

AB kotası 160 bin tona kadar geriledi

Avrupa Birliği’nin Türk yassı çeliğine uyguladığı kota da yıllar içinde önemli ölçüde daraldı. Türkiye’nin AB’ye yassı çelik ihracatının artmasının ardından önce küresel, daha sonra ülke bazlı kota sistemine geçildi.

Türkiye’ye ayrılan yassı çelik kotası 2020’de 600 bin ton seviyesine indirildi. Kota daha sonra 400 bin tona çekilirken, 1 Temmuz 2026 itibarıyla 160 bin tona kadar geriledi.

Birleşik Krallık pazarında da benzer bir tablo yaşanıyor. Türkiye ile Birleşik Krallık arasında serbest ticaret anlaşması bulunmasına rağmen Türk çeliğine kota uygulanıyor. Kotayı aşan sevkiyatlarda yüzde 50 gümrük vergisi devreye giriyor.

İthal ürünlerin düşük fiyatlarla Türkiye pazarına girmesi, yerli üreticilerin maliyetin altında satış baskısıyla karşılaşması ve ihracat pazarlarında koruma duvarlarının yükselmesi sektörü üç yönlü bir mücadeleyle karşı karşıya bırakıyor. Demir çelik üreticileri, haksız rekabete karşı daha güçlü önlemler alınmasını ve dış ticarette karşılıklılık ilkesinin gözetilmesini istiyor.