Kaan Özülü: SKDM, doğru hazırlanan üreticiler için fırsata dönüşebilir
Ekinciler Group Pazarlama Müdürü Kaan Özülü, SKDM’ye hazırlanan üreticilerin Avrupa pazarında daha güçlü konumlanabileceğini söyledi.
Kısaca
- Kaan Özülü, SKDM’yi yalnızca bir zorunluluk değil, önceden hazırlanan üreticiler için Avrupa pazarında fırsat yaratabilecek bir alan olarak değerlendirdi.
- Özülü, jeopolitik gerilimlerin maliyetleri ve tedarik dengelerini hızla değiştirebildiğini, Türk çelik sektörünün esnekliğinin ise önemli bir avantaj olduğunu söyledi.
- Ekinciler Demir Çelik’te sürdürülebilirlik raporları ve karbon ayak izi çalışmaları 2023 Ekim ayından bu yana yürütülüyor; Özülü, Afrika ve Orta Doğu’nun uzun ürün ihracatında önem kazanabileceğini belirtti.
SteelRadar tarafından düzenlenen Steel Summit 2026 - 2. Uluslararası Çelik Sanayi ve Küresel Piyasalar Zirvesi kapsamında, Demir Çelik Store’ye konuşan Ekinciler Group’ta Pazarlama Müdürü olarak görev yapan Kaan Özülü, “Türk çelik sektörünün en önemli gündem maddelerinden biri sınırda karbon düzenlemesi. SKDM’yi yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda fırsat alanı olarak görmeliyiz.
Bu konuda ödevini önceden yapan ve yükümlülüklerini yerine getiren üreticiler Avrupa pazarında daha güçlü konumlanabilecek” dedi.
Ekinciler Group’ta Marketing Manager olarak görev yapan Kaan Özülü, Steel Summit’in geçen yılın üzerine koyarak daha bilgilendirici ve verimli bir organizasyona dönüştüğünü belirtti. Ekinciler Demir Çelik’in halka arz sürecine de değinen Özülü, bu adımı 60 yıllık emeğin farklı bir safhaya taşınması olarak değerlendirdi. Özülü’ye göre Türk çelik sektörünün en önemli gündem maddelerinden biri sınırda karbon düzenlemesi. Bunun yanında hurdaya yönelik yeni talep ve hurda fiyatlarındaki değişim de üreticilerin yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Özülü, zirvede özellikle SKDM, hurda ve uzun ürünler konusundaki oturumları dikkatle izlediklerini, sektörün duayenlerinin değerlendirmelerinin firmalar için yol haritası niteliği taşıdığını söyledi.
Küresel piyasalardaki gelişmeleri değerlendirirken jeopolitik risklerin tahmin edilebilir üretim ve tüketim verilerinden farklı bir alan açtığını belirten Özülü, ülkeler arası gerilimlerin bir anda maliyetleri ve tedarik dengelerini değiştirebildiğini ifade etti. Buna rağmen Türk çelik sektörünün en önemli özelliğinin esneklik olduğunu vurguladı. Türkiye’nin zorlu dönemlerden geçmesine rağmen dünyanın en büyük çelik üreticileri arasında yer almasını da bu uyum kabiliyetiyle ilişkilendirdi.
Özülü, Türkiye’nin üretimde güçlü olmasına karşın ithalat sıralamasında da üst basamaklarda bulunduğuna dikkat çekti. Elektrik ark ocaklı üretimin yaygın olduğu bir ülkede hurda maliyetlerinin kritik önemde olduğunu belirten Özülü, politik gelişmelerin önümüzdeki dönemde hurda maliyetlerini daha da tetikleyebileceğini söyledi.
Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi
Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.
Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.
E-posta
-
E-posta kutunuzu açın
Onay e-postasının gelmesi birkaç dakika sürebilir.
-
Onay e-postasını bulun
Gelen kutusunda göremiyorsanız Spam / Gereksiz klasörüne de bakın.
-
E-postadaki onay bağlantısına tıklayın
Bu adımı tamamladığınızda aboneliğiniz başlayacak.
Zaten aboneyseniz yeniden onay vermeniz gerekmez. Bu form mevcut konu tercihlerinizi değiştirmez.
SKDM’yi yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda fırsat alanı olarak gördüğünü ifade eden Özülü, bu konuda ödevini önceden yapan ve yükümlülüklerini yerine getiren üreticilerin Avrupa pazarında daha güçlü konumlanabileceğini belirtti. Özellikle önümüzdeki yıllarda maliyet kadar SKDM gerekliliklerini yerine getirebilmenin de tercih sebebi olacağını söyledi.
Ekinciler Demir Çelik tarafında sürdürülebilirlik raporları ve karbon ayak izi çalışmalarının 2023 Ekim ayından bu yana yürütüldüğünü aktaran Özülü, şirketin bu başlığı fırsata çevirebilecek üreticilerden biri olduğunu ifade etti. Türkiye açısından riskler arasında Avrupa Birliği kotaları ve farklı pazarlardaki yerelleşme önlemlerini sayan Özülü, inşaat demiri ve uzun ürün ihracatında Afrika ile Orta Doğu’nun öneminin artabileceğini belirtti. Genç nüfusu ve yeni yatırım ihtiyacıyla Afrika’nın büyüme potansiyeli taşıdığını söyleyen Özülü, Türk çelik üreticilerinin bu pazarlarda daha aktif olabileceğini dile getirdi.